Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2024/16 E. 2025/121 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2877 E., 2023/585 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Foça Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/199 E., 2023/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; maliki olduğu 10270 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün satışı hususunda aracı kişiler vasıtasıyla davalı ile anlaştıklarını, devir işleminin yapılmasından önce Tapu Müdürlüğüne girmeden davalının eşi Cafer Ceylan’ın kendisine içinde satış bedeli olan poşeti gösterdiğini ve devirden sonra satış bedelini vereceğini söylediğini, bunun üzerine aracılara duyduğu güven ile de dava konusu taşınmazını 03.03.2021 tarihli 1525 yevmiye nolu akitle davalıya satış suretiyle devrettiğini, işlem bittiğinde davalının birlikte İzmir’e dönmek isteğini, satış bedelinin bir kısmının eksik olduğunu ve kalan bedeli İzmir’de tamamlayacağını söylediğini, İzmir’e geldiklerinde bir kaç gün süre istediğini, ancak satış tarihinden itibaren 4 aya yakın bir süre geçmesine rağmen kendisine satış bedelinin ödenmediğini, hile ile taşınmazın temlikinin yapıldığını, kendisine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın satış bedelinin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce davalı tarafından dava dışı 3. kişiye devredildiğinin anlaşılması üzerine, 22.10.2021 tarihli dilekçesi ile davaya tazminat talebi olarak devam ettiğini bildirmiştir.

II. CEVAP

Davalı, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, satışın hukuka uygun olduğunu, bedelin eksiksiz ödendiğini, davacının satış bedelinin tamamını aldığını tapu memuru önünden beyan ederek temliki yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ve 2021/199 E., 2023/30 K. sayılı kararı ile; temlikin davacının iradesi ile yapıldığı, satış bedelinin ödenmemesi halinde akdin feshedilerek satılan şeyin geri alınabilmesi için bu hakkın saklı tutulması veya bu hususta ihtirazi kayıt konulması gerektiği, dava dilekçesinde satış bedelinin sonradan alınmak üzere taşınmazın davalıya devredildiğinin beyan edildiği, ancak davalının temerrüdü halinde mülkiyetin iade edileceğine dair hakkın saklı tutultuğuna dair bir beyan ve delil olmadığı, resmi senette satış bedelinin alındığının beyan edildiği, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 10.11.2023 tarihli ve 2023/2877 E., 2023/585 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf nedenlerini bildirmediği, süre tutum dilekçesinin de istinaf sebeplerini içermediği, bu nedenle sadece kamu düzeni ile sınırlı olarak inceleme yapıldığı, buna göre de İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzeni yönünden bir eksiklik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; süresi içerisinde usulüne uygun olarak istinaf başvurusu yapıldığını, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince sadece kamu düzeni ile sınırlı olarak inceleme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, temlikin hile ile yapıldığının açık olduğunu, davacının, davalının davranışları ile aldatıldığını, taşınmazın bedelini daha sonradan alacağına olan inanç ile satış bedelini almadan taşınmazı temlik ettiğini, semenin satış sözleşmesinin asli unsuru olduğunu, semenin ödeneceği düşüncesi uyandırılarak taşınmaz mülkiyetinin naklinin sağlanması ve sonra da semenin ödenmemiş olmasının iradeyi fesada uğratan bir durum olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkin olup, dava tarihinden önce taşınmazın dava dışı 3. kişiye devredildiğinin anlaşılması üzerine davacı talebini tazminata dönüştürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu 10270 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümü 03.03.2021 tarihinde satış suretiyle davalı ...’a devrettiği, Yasemin’in de taşınmazı dava tarihinden önce 07.07.2021 tarihinde dava dışı ...ya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

§