Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2019/4537 E. 2019/6591 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: ...

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;

Asıl davada davacı, mirasbırakan ...’nun 153 ada 3 ve 103 ada 26 parsel sayılı taşınmazlarını ara malikler kullamak suretiyle davalı oğlu ve gelinine satış suretiyle temlik ettiğini, işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tescilini istemiş, yargılama sırasında davalılar ... i ve ... dışındaki davalılar yönünden davadan feragat ettiğini bildirmiş; birleştirilen davada davacılar, aynı hukuksal nedenlerle tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescile karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, taşınmazların bedeli karşılığı satın alındığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, davalı ... bakımından davalı sıfatı bulunmadığından, davalılar ... ve ... bakımından ise feragat nedeniyle davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne, davalı ... bakımından davalı sıfatı bulunmadığından davanın reddine ilişkin olarak karar Dairece; “...mirasbırakan ...’nun 153 ada 3 parsel sayılı taşınmazını ara malikler kullanmak suretiyle davalı oğlu ...’a, 103 ada 26 parsel sayılı taşınmazdaki 5/16 payını ise davalı gelini ...’ye temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur... Ne var ki somut olayda, asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmasına rağmen karar başlığında birleştirilen davanın gösterilmemesi doğru olmadığı gibi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesi gözetilerek her bir dava hakkında harç, yargılama masrafı ve vekalet ücreti bakımından da ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda kararın esas yönünden kesinleştiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davalılar ... ve ... bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... bakımından feragat nedeniyle davalı ... bakımından ise davalı sıfatı bulunmadığından reddine, birleştirilen dava yönünden ise davalılar ... ve ... bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... bakımından davalı sıfatı bulunmadığından reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı ... v.d. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı ... ve diğerlerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 38.018.05. TL

bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 17.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

§