"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı ...Vakfı, mevhum muvazaalı kişiler üzerinde göstererek zilyet ve tasarruf ettikleri 1279 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın, Vakıflar İdaresine verilen 1328 sayılı Eşhası Hükmiye Cetvelleri ve 1936 yılı beyannamesinde bildirildiği halde kadastro tespitinin ...Vakfı adına yapılması gerekirken davalı ... Belediyesi adına tescil edildiğini, anılan taşınmazın Kilise Vakfına ait olduğunu, birleştirilen davada yargılama sırasında dava konusu taşınmazın davalı ... Belediyesine devredildiğini, temlikin iyiniyetli yapılmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ...Vakfı adına tescilini istemiştir.
Asıl davada davalı ..., kadastro tespitinin ... Belediyesi adına yapıldığını, tespitin 11/02/1946 tarihinde kesinleştiğini, 10 yıllık hak dürüşücü süre dolduğu gibi 5737 Sayılı Yasanın geçici 7. maddesinde gösterilen sürede gerekli başvuruların da yapılmadığını, Eşhası Hükmiye Cetvelleri, 1936 sayılı beyannamesinde de Vakıflar Genel Müdürlüğüne bildirildiği ileri sürüldüğüne göre davanın Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne ihbarı gerektiğini, azınlık statüsündeki vakıfların mal ediminin mümkün olmadığını; birleştirilen davada davalı ... trampa yoluyla taşınmazın belediye adına tescil edildiğini, yolsuz tescil bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece onanmış, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairece; "...5304 Sayılı Yasanın Ek 1.maddesinin 2.fıkrasında; "...tapu kayıtlarında icareteyn veya mukataalı olduğuna dair Vakıf şerhi bulunan taşınmazlarda 12.maddenin 3.fıkra hükümlerinin uygulanmayacağı" öngörülmüş ise de sonradan 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2.maddesinin 3.fıkrasına "Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır." hükmü eklenmiştir. Hal böyle olunca; mahkemece anılan Yasa hükümleri değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yalnızca taşınmazın aslının vakıf olduğu görüşü ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece bu kez; "...eldeki davada, kural olarak 6100 Sayılı HMK'nun 125.maddesi gözetilerek bir karar verilmesi gerekir ise de; dosya içerisindeki belgelerden davacının ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/253 Esas Sayılı dava dosyasında Fatih Belediyesi aleyhine de dava açtığı bildirilmiştir. Hal böyle olunca, her iki davanın birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kayıt maliki olmayan davalı hakkındaki tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın usulden reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 19.20.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan, 7.684.50.TL. bakiye onama harcınında birleştirilen dava davalısından alınmasına, 17.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.