Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2016/10894 E. 2019/5843 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.11.2019 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Davacı, mirasbırakanı ...'nin maliki olduğu dava dışı ... parça taşınmaz ile ... parsel sayılı taşınmazını davalı ...'a mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak devrettiğini, dava dışı mirasçıların davalı aleyhine açtıkları muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarının kabul edildiğini ancak davalının ... parseli iade etmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL bedelin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının çekişmeli taşınmazdaki miras payını aralarında yaptıkları harici anlaşma ile 26.000,00 Euro karşılığında sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, mirasbırakanın davalıya yapmış olduğu temlikin bedelsiz ve muvazaalı olduğu, davalının savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, daha önce dava dışı mirasçının açtığı ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/351 Esas, 2002/667 Karar sayılı kesinleşen hükmünün eldeki dava için güçlü delil oluşturduğu ve mirasbırakanın iradesinin tüm mirasçılar için geçerli olup mal kaçırma iradesinin mirasçılar bakımından bölünemeyeceği, davalının taşınmazın bedelini ödediği savunmasının da kanıtlanamadığı ve dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce dava dışı 3. kişiye temlik edildiği gözetilerek davanın bedel istemi yönünden kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne ilişkin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.

Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Mahkemece 30.01.2015 tarihinde yapılan keşif sonucunda iki ziraat, bir mülk bilirkişiden oluşan heyet tarafından düzenlenen 20.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu tarla vasıflı taşınmazın dava tarihi itibariyle arsa olarak değerinin 3.077.777,20-TL olarak tespit edildiği, davalı vekilinin dava dışı ham toprak vasıflı ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğü tarafından yapılan ihalelerde daha düşük bedelle ihale edildiğini, dava konusu taşınmazın da ihaleye konu edilen taşınmazlara konum itibariyle yakın olduğunu belirterek anılan rapora itiraz ettiği, aynı heyet tarafından düzenlenen 19.11.2015 havale tarihli ek raporda değer tespitinin dava dışı ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmaz emsal alınmak suretiyle yapıldığı açıklanarak heyetin aynı görüş ve kanaatte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Ne var ki, ek raporda emsal olarak alınan taşınmazın davalı vekili tarafından emsal olarak gösterilen taşınmazlara göre dava konusu taşınmaza daha uzak ve arsa vasfında olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, öncelikle taraflardan varsa yeniden emsal taşınmaz bildirilmesinin istenilmesi, gayrimenkul değerleme uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde yeniden keşif yapılması, taşınmazın konumu, imar durumu, yüzölçümü, şehir merkezine, yapılaşma alanlarına olan uzaklığı göz önüne alınarak ve somut emsaller de değerlendirilerek bilirkişilerden rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafından dava 50.000-TL değer gösterilmek suretiyle açılmasına ve aşamada ıslah yapılmamasına rağmen, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde talep aşılarak keşfen saptanan ve davacının miras payına isabet eden bedele hükmedilmesi de isabetsizdir.

Davalının değinilen yönler itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

§