"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/358 E., 2022/166 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/358 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 29, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.04.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2024/23160 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/2354 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/2354 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına dair Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2017/946 esas, 2019/226 sayılı kararının sanık ve sanık lehine Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.06.2019 tarihli kararı ile bozulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 'Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri' başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, 'Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.' şeklindeki düzenleme uyarınca, aleyhe istinaf yoluna başvurulmaması karşısında, istinaf bozma kararından önce tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde önceki cezadan fazla cezaya hükmedilmeden karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği hükümlü hakkında Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2017/946 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararı ile neticeten verilen 5 ay hapis cezasının aleyhe istinaf edilmediği ve sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden, istinaf bozmasından sonra kurulan inceleme konusu hükümde 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunarak kazanılmış hak ihlaline neden olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Hükümlü ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/358 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin infaz aşamasında daha hafif bir sonucu gerektirdiği belirlendiğinden;
“Hüküm fıkrasının sonuç ceza miktarının belirlenmesine ilişkin bendinden sonra '5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi gereği sanığın cezasının 5 ay hapis cezası üzerinden infazına' ibarelerinin eklenmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.