"İçtihat Metni"
D U R U Ş M A T A L E P L İ
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/843 E., 2025/1579 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edelerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ......, ...ve...müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstinaf bozması üzerine verilen İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2024/53 Esas, 2024/547 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ......, ......ve ... hakkında katılan ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/843 Esas, 2025/1579 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararların istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2023/238 Esas, 2024/98 Karar sayılı kararı ile sanıkların müşterek fail olarak müsnet suçu işleyip işlemediklerinin açıklığa kavuşturulması ve katılana yönelik eylemin örgütsel saikle işlenip işlenmediğinin tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayinin gerektiği yönlerinden 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hükümlerin bozulmasına karar verildiği, fakat 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının anılan maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bir karar verilmek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararının ve bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/843 Esas, 2025/1579 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde bozma üzerine verilen hukuka aykırı İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.