Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2026/634 E. 2026/3103 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/419 E., 2025/323 K.

SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bozma üzerine kurulan Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2020 tarihli ve 2020/3 Esas, 2020/313 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2022/9049 Esas, 2024/1920 Karar sayılı ilâmı ile sanıklar hakkında

gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, sanıkların cezalarında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması ve kabule göre teşebbüs nedeniyle üst sınıra yakın cezalar belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2025 tarihli ve 2024/419 Esas, 2025/323 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 36. maddesi delaletiyle 86/1, 86/3-(e), 87/2-(b), 29/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; sanıklar hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, haksız tahrik indirimi yapılmasının hatalı olduğuna, vesaire ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın isnad olunan suçu işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasının isabetsiz olduğuna, vesaire ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; temel cezanın teşdiden belirlenmesinin isabetsiz olduğuna, haksız tahrik indiriminin üst sınırdan yapılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik araştırmanın bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükmün yeterli gerekçeyi ihtiva ettiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, somut olayda gönüllü vazgeçme koşullarının oluştuğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu

anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-(e), 87/2-(b) maddeleri uyarınca belirlenen "9 yıl 27 ay" hapis cezasından aynı Kanun'un 29. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenmesi gereken ceza miktarı "7 yıl 17... gün" hapis cezası iken hesap hatası neticesinde "8 yıl 5 ay 7 gün" hapis cezası olarak belirlenmesi ve bu miktar üzerinden aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim nedeni uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı "6 yıl 12... gün" hapis cezası iken hesap hatası neticesinde "7 yıl 10 gün" hapis cezası olarak tespiti suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2025 tarihli ve 2024/419 Esas, 2025/323 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümlerin fıkralarında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan "8 yıl 5 ay 7 gün" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "7 yıl 17... gün" ibaresinin eklenmesi, 62. maddesinin uygulandığı paragrafda yer alan "7 yıl 10 gün" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "6 yıl 12... gün" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.04.2026 tarihinde karar verildi.

(Karşı oy)

MUHALEFET ŞERHİ

Sanıklar...ve ...ın katılan ...'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği, hükmün bu yönüyle de bozulması gerektiği düşüncesiyle haksız tahrikin varlığını kabul eden ve bu hususu bozma nedeni yapmayan sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

Haksız tahrik ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak Türk Ceza Kanununda düzenlenmiştir.

Haksız tahrikin oluşabilmesi için;

A- Haksız bir eylemin varlığı,

B- Haksız eylemin hiddete veya şiddetli eleme neden olması,

C- Suçun hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlenmesi,

D- Suçun haksız fiil failine karşı işlenmesi,

Şartlarının tamamının bulunması gerekmektedir.

Eylemin haksızlık içeriği hukuka aykırı olması ile izah edilebilir, hukuk kuralları ile korunan bir değeri ihlal eden eylemler haksız fiil olarak görülmelidir. Hukuka uygun bir eylem failin menfaatine aykırı olsa bile haksız fiil olarak kabul edilemeyecektir.

Tahrike esas alınan eylemlerin irdelendiğinde, katılan ile sanıkların vefat eden babalarının samimi arkadaşı olduğu, katılan ile eşi arasındaki geçimsizlik nedeniyle eşinin evinden ayrılarak kızı olan tanık...un yanına gittiği, eşinin evden ayrılması üzerine katılanın daha önce de eşiyle arasını düzelten, aile dostu olan sanıkların annesi tanık ...'yı telefonla arayarak yardım istediği, annesinin yanına gelmesi

üzerine katılanın kızı tanık...un sanık ...'ı telefonla aradığı, mesaj gönderdiği, bu iletişim kanalları ile tanık...un sanık ...'a sanıkların annesinin babası olan katılanla gönül ilişkisi olduğunu iddia etmesidir.

Öncelikle böyle bir ilişki olsaydı bile bunun hukuka aykırı olmayacağı dolayısıyla bunun haksızlık içeriğinden söz edilemeyeceği öte yandan tüm aşamalarda katılan ve gönül ilişkisi olduğu iddia edilen sanıkların annesi böyle bir ilişkinin varlığını kabul etmemişlerdir. Haksız tahrike konu eylem gönül ilişkisinin varlığına dair iddia sanıklara katılanın kızı tarafından ulaştırılmış, bu öfke ile sanıklar atılı suçu işlemişlerdir. Katılandan sanıklara yönelen haksız bir eylem bulunmamaktadır.

Ayrıntılı şekilde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğinden mevcut bozma nedeninin yanında hükümlerin sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gerekçesiyle de bozulması kanaatindeyim. 20.04.2026

§