Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2026/532 E. 2026/2555 K.

"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/144 E., 2022/357 K.

SUÇ : Kasten yaralama

İNCELEME KONUSU

KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/144 Esas, 2022/357 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 62, 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 31.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2024/39429 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155745 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155745 sayılı kanun yararına bozma isteminin; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usûlüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden karar verilmesinde, dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası, sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve onbirinci fıkrasının birinci cümlesi; “(5) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

...

(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. ...

...

(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. ...” şeklinde düzenlenmiştir.

Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır.

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükmün açıklanmasına esas olan İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2014 tarihli ve 2012/930 Esas, 2014/129 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın taraflara tebliğ edilmediği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmemesi ve denetim süresinin işlemeye başlamaması nedeniyle hükmün açıklanamayacağı dikkate alınmadan hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

3. Bununla birlikte hükümlünün katılan ...'u basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un Dava zamanaşımı başlıklı 66. maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;

(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,

Geçmesiyle düşer." ve 5237 sayılı Kanun'un Kasten yaralama başlıklı 86. maddesinin suç tarihi itibariyle lehe olan inceleme konusu ile ilgili ikinci fıkrasında yer alan; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. ..." şeklindeki düzenlemeler uyarınca hükümlünün kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu belirlenmiştir.

Hükümlünün üzerine atılı suçu 11.12.2011 tarihinde işlediği, 15.04.2013 günü Mahkemesince savunmasının alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediğinden zamanaşımını süresinin durmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı kesen son işlem olan 15.04.2013 tarihli savunmadan itibaren hükmün açıklandığı 31.03.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 15.04.2021 tarihinde dolması nedeniyle, (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hükümlü hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/144 Esas, 2022/357 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§