Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2026/528 E. 2026/2543 K.

"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/162 E., 2024/495 K.

SUÇLAR : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs

İNCELEME KONUSU

KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasI

Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2024/162 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında;

1. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 62, 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

2. Kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 35, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 13.09.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 2024/30843 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155142 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155142 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Sanığın ve müştekinin arasında alacak meselesi yüzünden tartışma çıktığı, sanığın müştekiyi yumrukla darp ettiği, akabinde eline aldığı demir sopayla üzerine saldırdığı ancak araya giren kişilerin engel olması sebebi ile eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı olayda sanığın eylemlerinin aynı suç işleme kararı altında ve aynı zaman dilimi içerisinde, aynı mağdura yönelik gerçekleşmesi nedeniyle tek bir suça vücut vereceği, ancak failin 5237 sayılı Kanun’un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca en ağır eyleminden dolayı cezalandırılacağı gözetilmeden, somut olayda sanığın hem basit yaralama hem de silahla yaralamaya teşebbüs suçundan mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. Olay günü alacak meselesi nedeniyle hükümlü ile şikâyetçi arasında çıkan tartışmada hükümlünün önce şikâyetçiye yumruk atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralamasından sonra demir sopa ile yaralamaya kalktığı, araya girenlerin engel olduğu, hükümlünün kasten yaralama ve silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi ile aynı Kanun'un 86/3. maddesinin ilgili bölümlerinde;

"(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,...

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,

...,

e) Silahla,

İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, ....artırılır."

Şeklinde düzenleme yapılmıştır.

3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemece kabul edildiği olayın oluş şekli itibarıyla hükümlünün şikâyetçiye yumruk atıp yaraladıktan sonra demir ile yaralamaya kalkışması şeklinde şikâyetçiyi kasten yaralamaya yönelik birden çok eylemi aynı suç işleme kastıyla çok kısa zaman aralığı içerisinde gerçekleştirilmesi nedeniyle, olay bir bütün olarak değerlendirilip Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 28.01.2020 tarihli ve 2015/3-1206 Esas,2020/31 Karar sayılı kararı gereğince, eylemin sadece silahla yaralamaya teşebbüs kapsamında kaldığının kabulü gerektiğinden, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e ve 35. maddeleri uyarınca uygulama yapılarak, tamamlanmış basit yaralama suçu için öngörülen cezanın altına düşmeyecek şekilde bir ceza belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan hem tamamlanmış basit yaralama suçundan ve hem de silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2024/162 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca hükümlünün kazanılmış hakkı dikkate alınarak gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§