Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2026/368 E. 2026/3181 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/2503 E., 2025/3189 K.

SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması,bozma

Sanık ... müdafiinin yasal süre içindeki temyiz isteminden sonra sanığın temyiz isteminden feragat ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna yönelik temyiz başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1 maddesi uyarınca incelenmeksizin iadesine karar verilmekle, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemi ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2025 tarihli ve 2024/341 Esas, 2025/231 Karar sayılı kararı ile;

a.Sanık ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 35/2, 29, 53 maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b.Sanık ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.10.2025 tarihli ve 2025/2503 Esas, 2025/3189 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, delil yetersizliğine, iştirak iradesinin bulunmadığına aksi halde yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında haksız tahrik hükümlerinin ve takdîri indirimin uygulanarak eksik ceza tayin edildiğine, sanık ... hakkında takdîri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılanda meydana gelen yaralanmanın yeri ve niteliği, isabet sayısı, suçta kullanılan tabacanın öldürmeye elverişliliği dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanık ...'a yönelen haksız söz ve davranış nedeniyle asgari hadden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu, takdîri indirimin mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanıkların katılan ile ortak arkadaşları tanıklar ... ve ...vasıtası ile tanıştığı, katılanın sanıkların onlarla görüşmesini ve evlerine gitmesini istemediği, sanık ... ile katılan arasında bu nedenle birkaç defa tartışmalar yaşandığı, yüz yüze konuşmalarında ve telefon görüşmelerinde katılanın sanık ...'a küfür ettiği, kendisine küfür edilmesine sinirlen sanık ...'ın durumu sanık ...'a anlattığı ve ondan tabancasını istediği, sanık ...'un emlak ofisi olarak kullandığı iş yerinden tabancasını alarak sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın sanık ...'dan kendisini tanıklar ... ve ...'ın ikametine götürmesini istediği, sanık ...'un kullanımında olan araç ile sanıkların olay yerine gittiği, tanıkların evinde bulunan katılanı çağırdıkları, katılanın ikametten aşağı indiği, sanık ...'un "çıktı, çıktı" diye seslendiği, bu esnada sanık ...'ın araçtan inerek tabanca ile katılana 3 el ateş ederek yaralanmasına neden olduğu, meydana gelen olay neticesinde katılanın göğüs ve sırt bölgesinden hayati tehlike geçirdiği, vücudunda 5. derece kemik kırığı oluştuğu, ayrıca alt ekstremitelerde felç ve mesanede sonda kullanımı nedeniyle duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralandığı anlaşılmıştır.

3. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden; dosya içeriği dikkate alındığında sanıkların arkadaş oldukları, olay günü sanık ...'un sanık ...'a silah temin ettiği, sanık ...'ı araçla husumetli olduğu katılanın bulunduğu ikamete götürdüğü, katılanın ikametten aşağı indiği sırada sanık ...'a "çıktı çıktı" şeklinde seslendiği, sanık ...'ın tabanca ile katılanı yaraladıktan sonra ise sanık ... ile birlikte olay yerinden ayrılmak suretiyle suçun işlenmesinden önce ve sonra yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığı anlaşılmakla, sanık ...'un 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönüden; katılanın göğüs ve sırt bölgesinden 3 adet isabet ile hayati tehlike geçirdiği, vücudunda 5. derece kemik kırığı oluştuğu, ayrıca alt ekstremitelerde felç ve mesanede sonda kullanımı nedeniyle duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralandığı olayda, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 81/1 maddesi gereğince kurulan hükümde teşebbüs hükümleri uygulanırken; 5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35/2. maddesi uyarınca katılandaki yaralanmaların niteliği, zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak üst sınırdan ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A.Sanık ... hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçu ile 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;

Sanık ... müdafiinin kanunî süresi içinde hükümleri temyiz ettiği ancak sanığın temyiz isteminden feragat ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1 maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, bu temyiz istemleri yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanıklar ...ve ... hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yönünden;

Gerekçe bölümünün (3 ve 4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri iştirakin niteliği ve teşebbüsün derecesi yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.10.2025 tarihli ve 2025/2503 Esas, 2025/3189 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.04.2026 tarihinde karar verildi.

§