Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2026/1602 E. 2026/3159 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/344 E., 2025/709 K.

SUÇ : Kasten yaralama

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bozma üzerine verilen Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2023 tarihli ve 2021/26 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2024/238 Esas, 2025/1886 Karar sayılı kararı ile özetle "sanık hakkında sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

2.Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/344 Esas, 2025/709 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 87/1-a, 29... . maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;kabulün hatalı olduğuna, eksik incelemeye, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrik indiriminin üst hadden yapılması gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; üst hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine, kabulün hatalı olduğuna, eylemin silahtan sayılan cisim ile gerçekleştiğine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un kararların verilmesi usulü başlıklı 33. maddesi, "Duruşmada verilecek kararlar, Cumhuriyet savcısı, duruşmada hazır bulunan müdafi, vekil ve diğer ilgililer dinlendikten; duruşma dışındaki kararlar, Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü görüşü alındıktan sonra verilir.

" şeklindedir.

5271 sayılı Kanun'un delillerin tartışılması başlıklı 216. maddesinde ise;

"(1) Ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada söz, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanunî temsilcisine verilir.

(2) Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcisinin açıklamalarına; sanık ve müdafii ya da kanunî temsilcisi de Cumhuriyet savcısının ve katılanın veya vekilinin açıklamalarına cevap verebilir.

Hükümlerine yer verilmiştir.

Bu kapsamda; 18.09.2025 tarihli karar duruşmasında hazır bulunan Cumhuriyet savcısına söz verilmeden ve davaya ilişkin görüşü sorulmadan hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun'un 216/1-2. maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeksizin, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2025/344 Esas, 2025/709 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

§