Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2026/1482 E. 2026/2914 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/745 E., 2025/582 K.

SUÇ : Kasten yaralama

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bozma üzerine verilen, Kınık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2023/89 Esas, 2023/412 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/4044 Esas, 2024/6890 Karar sayılı kararı ile savunma hakkının kısıtlanması yönünden bozulmasına, karar verilmiştir.

2. Kınık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2024/745 Esas, 2025/582 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 62, 53... . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, kararın yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı olduğuna, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

1.Sanığın kendisini müdafii ile temsil ettirmesine talimatla alınan savunmasında ve duruşmalardan bağışık tutulma yönündeki talebinin kabulüne rağmen bozma sonrası yapılan yargılamada sanık müdafiinin duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde sanık müdafiine duruşma gününü bildirir davetiye gönderilmeden yargılamaya devam edilerek yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 193. ve 196. maddelerine muhalefet edilmesi,

2.Sanık hakkındaki hükmün 7. paragrafında "Sanığın Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/82 Esas, 2012/298 Karar sayılı ilamıyla cezalandırıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 58/2. maddesi uyarınca sanığın 3 yıl içerisinde üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesine göre mükerrir olan sanık hakkında hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" şeklinde karar verilirken tekerrüre esas alınan ilamın sanığın Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/82 Esas, 2012/298 Karar sayılı kararı olması gerekirken Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesi kararı olarak belirtilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kınık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2024/745 Esas, 2025/582 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan savunma hakkının kısıtlandığına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hata nedenleriyle başkaca yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.04.2026 tarihinde karar verildi.

§