"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/565 E., 2024/675 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2023/565 Esas, 2024/675 Karar sayılı kararı ile hükümlü ve sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 24.10.2024 tarihinde kesinleştikleri belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.02.2026 tarihli ve 2025/33994 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/26453 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/26453 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında basit yaralama, birden fazla kişi ile birlikte tehdit ve hakaret suçlarından kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanıklar hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, sanık ...'nın tehdit suçundan beraatine, basit yaralama suçundan mahkumiyetine, sanık ...'in ise basit yaralama ve basit tehdit suçlarından mahkumiyetine hükmedildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 15.05.2025 tarihli ve 2024/3524 esas, 2025/1924 sayılı kararı ile, sanık ... hakkındaki tehdit suçu yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, basit yaralama suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''Uzlaşma'' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan 'Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.' şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile basit yaralama suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar," şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinde yer alan; "(3) ...(Ek cümle: 26/6/2009 - 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma kapsamına giren bir suç ile birlikte bu kapsama girmeyen bir suçun birlikte işlenmesi hâli uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eder. Hükümlü ve sanığın kasten yaralama suçu ile birlikte birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçunu da işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; uzlaşmaya engel olan birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçundan beraat kararı verilmiş olması nedeniyle inceleme konusu karar yönünden anılan suçun uzlaştırmaya engel olmadığı belirlenmekle katılana yönelik eylemin 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu ve bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak hükümlü ... yönünden öncelikle tehdit suçundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli ve 2024/3524 Esas, 2025/1924 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmünün usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinin belirlenmesi gerekir. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen beraat kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen "mahkûmiyet" kararı, istinaf mercii tarafından "beraat" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu hâlde kararın kesin nitelikte verildiği anlaşılmakla, öncelikle bu hususta taraflara hükmün temyiz edilebilir olduğu belirtilerek tebligat yapılmalıdır. Böylece bu aşamada hükümlü ... yönünden kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3. Sanık ... yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 254/1. maddesinde yer verilen; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık ... ile katılan arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Hükümlü ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkındaki Hüküm Yönünden
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2023/565 Esas, 2024/675 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.