"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/30 E., 2025/263 K.
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR :Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile kararın onanması
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ve 2020/323 Esas, 2022/350 Karar sayılı kararı ile kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.11.2023 tarihli ve 2022/3690 Esas, 2023/2750 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.10.2024 tarihli ve 2024/1649 Esas, 2024/6799 Karar sayılı kararı ile suç vasfı nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2025 tarihli ve 2025/30 Esas, 2025/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2,86/3-c,e,62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, vekalet ücretine ilişkindir.
B.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın beraat etmesi gerektiğine, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, haksız tahrike ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile buna bağlı belirlenen ceza yaptırımının isabetli bir şekilde belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesinde "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi vekalet ücreti yönünden yerinde görüldüğünden Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2025 tarihli ve 2025/30 Esas, 2025/263 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE KARARIN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,