Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/8779 E. 2026/536 K.

"İçtihat Metni"

(I) MAHKEMESİ: Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2009/320 E., 2010/21 K.

(II) MAHKEMESİ : Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/783 E., 2015/615 K.

SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU

KARARLAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

1. Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2010 tarihli ve 2009/320 Esas, 2010/21 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 29, 62, 52/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olmaları sebebiyle 19.01.2010 tarihinde kesinleştikleri anlaşılmıştır.

2. Bozma üzerine verilen Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2013/783 Esas, 2015/615 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 87/3, 29, 62. maddeleri gereğince hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 21.03.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.11.2025 tarihli ve 2025/42692 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/140627 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/140627 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre; sanık ... ve ailesi ile aynı apartmanda oturdukları halası ve ailesi arasında binanın kullanımı ile ilgili önceye dayalı ihtilaf ve husumet bulunduğu, halasının eşi katılan ...'ın binanın su vanalarını kapatması kesilmesi nedeniyle 08.07.2008 tarihinde karşılıklı kavga olayı meydana geldiği, anılan eylem nedeniyle adı geçen sanık ve diğer sanıklar hakkında açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmış ise de;

1- Sanığın katılanlar ... ve ...'e yönelik basit kasten yaralama suçundan 2 kez mahkumiyetine ilişkin Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.01.2010 tarihli ve 2009/320 esas, 2010/21 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,

Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/132 38... /1688 karar sayılı ilâmında yer alan, '...İnceleme konusu somut olayda; suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hakaret suçundan adli para cezası verildiği, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını kabul edip etmediğinin sorulmadığı anlaşılmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun ve lehe hüküm uygulanması talep ettiği halde sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılmaması hukuka aykırıdır.... sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA...' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; somut olayda suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu halde, sanığın Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/340 talimat numarasıyla alınan 01.07.2009 tarihli savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını kabul edip etmediği hususu sorulmadan hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

2) Sanığın kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.12.2015 tarihli ve 2013/783 esas, 2015/615 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,

Yukarıda belirtilen Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere, somut olayda sanığın suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmadığı, anılan bozma ilamı sonrasında Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/878 talimat numarasıyla alınan 07.02.2014 tarihli savunmasında da öncelikle beraatine karar verilmesini, aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği ve sanığın atılı suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği tavır ve davranışları dikkate alınarak tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemesinde olumlu kanaat oluştuğunun gerekçeli kararda belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için,

a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması,

b) Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin ondördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,

c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

d) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

e) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,

f) (Karar tarihi itibariyle) Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmamasına ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

2. Bu kapsamda inceleme konusu yargılama dosyalarında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.03.2012 tarihli ve 2011/842 Esas, 2012/100 Karar sayılı, 10.04.2012 tarihli 2011/479 Esas, 2012/145 Karar sayılı ve 08.05.2012 tarihli 2011/449 Esas ve 2012/186 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; hükümlünün katılanlara yönelik eylemleri neticesinde katılanların yaralanmasına neden olduğu, katılanların zararlarının giderildiğine veya zararlarının giderilmesi girişiminde bulunulduğuna ilişkin bilgi veya belge bulunmadığı, Mahkemece de zararın giderilmemesi nedeniyle hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmekle, katılanların zararlarının giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi imkânı bulunmadığı dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2026 tarihinde karar verildi.

§