"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/893 E., 2020/323 K.
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2019/893 Esas, 2020/323 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri gereğince hükmolunan 5 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi gereği ertelenmesine, bir yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 03.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 2025/27871 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/136203 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/136203 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272/3. maddesinde yer alan, 'a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.' şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığın adli sicil kaydında yer alan adli para cezalarının miktar itibariyle kesin olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı, başkaca tekerrüre esas alınabilecek kaydının da bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen basit yaralama suçu yönünden hapis veya adli para cezasının seçimlik olduğu gözetilerek, tekerrüre esas sabıkası bulunduğu kabul edilen sanık hakkında, anılan Kanun'un 58/3. maddesinde yer alan, 'Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.' şeklindeki düzenleme uyarınca, hüküm kurulurken zorunlu olarak hapis cezası takdir edilmiş ise de, sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunmadığından hapis cezasının seçilmesi zorunluluğunun da söz konusu olamayacağı, adli para cezasının da seçilebileceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesi;"Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." ve 5237 sayılı Kanun'un, Kasten yaralama başlıklı 86. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan ve suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ikinci fıkrası ise; "Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlünün adlî sicil belgesindeki kasten yaralama suçundan ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/829 Esas, 2018/1045 Karar sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün, kesin nitelikte adlî para cezasına ilişkin olduğu belirlenmekle, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 14.04.2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesinin son fıkrasına eklenen "Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz." şeklindeki ibare gereğince aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen ve kesin olmaları nedeniyle istinaf yoluna başvurulamayacak hükümlerin, tekerrür uygulamasına esas alınamayacaklarına ilişkin mezkûr düzenleme uyarınca hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma koşulu bulunmadığı hâlde hükümlünün tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan bahisle seçimlik cezalardan hapis cezasının seçilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
3. Hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesindeki seçimlik ceza olarak adli para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2019/893 Esas, 2020/323 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.