Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/8558 E. 2026/2777 K.

"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/1469 değişik iş

İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın kabulüne

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kasten öldürme ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından Ankara 4. İnfaz Hakimliğinin 11.06.2025 tarihli ve 2025/6381 Esas, 2025/6396 Karar sayılı kararı ile 20 yıl hapis cezasına hükümlü ...'in, bu cezasının infazı sırasında, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı talebinin reddine dair ... Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu'nun 23.06.2025 tarihli ve 2025/1293 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin kabulüne ile kurul kararının kaldırılmasına ve yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın anılan ceza infaz kurumuna gönderilmesine ilişkin Ankara 4. İnfaz Hakimliğinin 27.06.2025 tarihli ve 2025/7095 Esas, 2025/7308 Karar sayılı kararına yönelik infaz savcısı tarafından yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2025 tarihli ve 2025/1469 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.11.2025 tarihli ve 94660652-105-06-39149-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve 2025/129449 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve 2025/129449 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"1-Dosya kapsamına göre,

Hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinden yararlanma talebinin, ... Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce geçici 10. maddede yer alan düzenlemeden yararlanabilmesinin ilk şartının 31.07.2023 tarihi itibariyle ceza infaz kurumunda bulunmak olduğu, hükümlünün içtimaya dahil cezalarından birinin 31.07.2023 tarihinden sonra kesinleşerek infaza verildiği ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10/6. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bahisle reddine karar verilmesini müteakip, anılan karara karşı yapılan şikayetin Ankara 4. İnfaz Hakimliğinin 27.06.2025 tarihli kararı ile "UYAP üzerinden yapılan incelemede hükümlü hakkında Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/99 Esas, 2019/439 Karar sayılı kararı ile verilen 2 yıl hapis cezasının kesinleşme tarihinde tereddüt oluştuğundan bahisle yazılan müzekkereye verilen 26.06.2025 tarihli ve 2019/99 sayılı cevapta anılan cezanın 25.06.2020 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği, bu nedenle hükümlünün müddetnamesinde bulunan cezalarının 31.07.2023 tarihinden önce kesinleştiği ve infaz edilebilir durumda olduğu" gerekçesiyle kabulüne ve kurul kararının kaldırılmasına karar verildiği ve bu karara yönelik infaz savcısı itirazının ise Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildiği anlaşılmış ise de,

Hükümlü hakkında Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli ve 2019/99 Esas, 2019/439 Karar sayılı kararı ile kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından hükmolunan cezaların kasten öldürme suçu yönünden hükmün temyiz incelemesi sonucu onanması neticesinde 03.06.2021 tarihinde, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden ise evvelce 25.06.2020 tarihinde kesinleştiği, ancak 6316 sayılı Kanun'a muhalefet suçu bakımından Mahkemesince seri muhakeme usulünün uygulanmasına dair ek karar verildikten sonra 30.01.2023 tarihli karar ile bu kez seri muhakeme uygulanamayacağından bahisle infazın kaldığı yerden devamına karar verildiği, fakat bu sefer de bu karara karşı yapılan itirazın mercii tarafından kabul edilmesi üzerine anılan mercii kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli ilamı ile yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gerekçesiyle kanun yararına bozulduğu halde 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmolunan cezasının 09.01.2025 tarihinde kesinleştiğine yönelik kesinleştirme şerhi tanzim edildiği anlaşılmakla,

Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.11.2012 tarihli ve 2012/28012 Esas, 2012/33400 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, uyarlama yargılamasının yeni kanunun uygulanması koşullarının belirlenmesi amacı ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olması, bu yargılama sonunda verilen kararın sonradan yürürlüğe giren lehe kanunun hükümlü lehine uygulanması ve infaz yeteneği bulunan ilk hükmü değiştirmekten ibaret ve infaza ilişkin bir karar olması, kararın kesinleşme tarihini değiştirmemesi karşısında, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli kanun yararına bozma ilamında neticeten Mahkemesince uyarlama yargılaması yapılmasının hatalı olduğunun belirtildiği gibi uyarlama yapılmış olsaydı dahi kesinleşme tarihinin değişmemesi gerektiği, bu halde Mahkemesince ilk kesinleşme şerhi haricinde yeni bir kesinleşme şerhi düzenlemesinin de hatalı olduğu nazara alındığında,

Ankara 4. İnfaz Hakimliğinin 11.06.2025 tarihli içtima kararına konu suçlarının 31.07.2023 tarihinden önce kesinleştiği ve hükümlünün geçici 10. maddede yer alan düzenlemeden yararlanabilmesinin ilk şartı olan 31.07.2023 tarihi itibariyle ceza infaz kurumunda bulunduğu gibi 31.07.2023 tarihinden sonra kesinleşen suçunun bulunmadığı ve cezasının infazının 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/6. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,

2-Kabule göre de;

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun atıfta bulunduğu 6/4. maddesi uyarınca uygulanması gereken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2. maddesinde yer alan "(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mercii tarafından itiraz konusu şikayet hakkında da bir karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü ile infaz hâkimliğinin kararının kaldırılması ile yetinilmesinde isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

Şeklinde düzenlenmiştir.

2. Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.06.2008 tarihli ve 2008/142 Esas, 2008/171 Karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi “Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde değişiklik (uyarlama) yargılaması, asıl ceza yargılamasının bütünüyle sonuçlanıp hükmün kesinleşmesinden sonra, ancak infazın tamamlanmasından önce yürürlüğe giren bir ceza yasasının, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne, dolayısıyla infaza etkisi bulunup bulunmadığının saptanmasına ilişkin ve esas itibariyle infazı ilgilendiren ve etkileyen bir yargılama faaliyetidir. Ancak bu yargılamanın amacı, kesinleşmiş hükümde suç olduğu saptanan olaya ilişkin lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması ile sınırlı olduğundan, yeniden bir olay yargılaması yapılmasını gerektiren ayrıksı durumlar dışında, önceki yargılamada iddia ve savunma olarak ileri sürülen görüşler ile delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Temel özelliği, talî yargılama olmasıdır. Bu bağlamda, sonraki yasanın lehe sonuç doğurup doğurmadığının saptanması,

lehe ise uygulanması ile sınırlı, kendine özgü bir yargılamadır. Bu talî yargılamada, aslî ceza yargılaması sürecinde kesinleşmiş bulunan önceki kararın dışına çıkılamayacak, oradaki suça konu sabit eyleme uygulanması olanağı bulunan yeni yasadaki hükümler bütünüyle tatbik olunduktan sonra yeni yasanın lehe sonuç doğurduğunun saptanması halinde, hükümlünün bu sonuçtan faydalanması için, infaza konu olabilecek nitelikte bir hüküm kurulmasıyla yetinilecektir”

3. Hükümlü hakkında kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 03.06.2021 tarihinde, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise 25.06.2020 tarihinde kesinleştiği ve içtima kararı alınarak tarihinde infazına başlandığı, içtimalı cezanın infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 12.07.2021 tarihli ve 2021/7-1260, 2020/7-1535 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 09.10.2020 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, şartla tahliye tarihinin 18.06.2020, bihakkın tahliye tarihinin 16.06.2037 olarak belirlendiği, içtimalı cezasının infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2022 tarihli ve 2020/7-1535 ilam sayılı yazısı ise, hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan seri muhakeme usulüne göre işlem yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesinin ve infazın durdurulmasına karar verilmesinin Ağır Ceza Mahkemesinden istenmesi üzerine Ağır Ceza Mahkemesinin 09.08.2022 tarihli ve 2019/99 Esas, 2019/439 Karar sayılı ek kararı ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen cezanın infazının durdurulmasına, dava dosyasının seri muhakeme usulüne göre yapılacak soruşturma sonucunda düzenlenecek talepname veya seri muhakeme usulünün uygulanmasına yer olmadığına dair kararla birlikte iadesi için Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme bürosuna gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

4. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümlü hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan, aynı eylem ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2023 tarihli ve 2019/99 Esas, 2019/439 Karar sayılı kararı ile hükmün infazının kaldığı yerden devamına karar verildiği, bu karara karşı hükümlünün yaptığı itirazın itiraz mercii olan Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ve 2023/64 değişik iş sayılı kararı ile kabulüne, infazın durdurulması ve uyarlama yapılması konusunda gereği için mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür.

5. İtiraz merci Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ve 2023/64 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı tarafından 5275 sayılı Kanun'un 309. maddesi gereğince kanun yararına bozma yoluna gidildiği ve bu kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli ve 2023/3722 Esas, 2025/224 Karar sayılı kararı ile ".... Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli kararı ile hükümlü müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı hususu gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup " gerekçesiyle kanun yararına bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen ve 25.06.2020 tarihinde infazına başlanılan hüküm ile ilgili olarak seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağı yönünde verilen infazın durdurulması kararları ile infazın durduğu ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli kanun yararına bozma kararı sonrası, mahkemesince 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükmün infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine, İnfaz hakimliğinden 11.06.2025 tarihinde tekrar içtima kararı alındığı ve yeniden 12.06.2025 tarihli ve 2025/952 sayılı müddetname düzenlenerek hükümlünün ceza infaz kurumuna alındığı, ceza infaz kurumuna alınma tarihinin 10.06.2025, şartla tahliye tarihinin 18.06.2030 olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

6. Hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanma isteğinin Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu tarafından, hükümlünün 10.06.2025 tarihinde ceza infaz kurumuna alınması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin 6. fıkrasından yararlanmasının mümkün olmadığı değerlendirilerek talebinin reddine karar verildiği, hükümlünün bu karara karşı yaptığı şikayetin, hükümlünün infaza konu cezalarının 31.07.2023 tarihinden önce kesinleştiği ve infaz edilebilir nitelikte olduğu, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hükmün kesinleşme tarihinin 25.06.2020 olarak mahkemesince bildirildiği, hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin 6. fıkrasından yararlanabileceğinden kabulü ile yeniden değerlendirme yapılmak üzere Açık Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine İnfaz hakimliğinin 27.06.2025 tarihli ve 2025/7095 Esas, 2025/7308 Karar sayılı kararı ile karar verildiği anlaşılmakla, verilen bu karara karşı yapılan itirazın, hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen ve 31.07.2023 tarihinden önce infazına başlanan cezanın infazı sırasında seri muhakeme usulü uygulanıp uygulanmayacağı yönünde yapılan talep üzerine infazın durdurulmasına karar verilmesi ve bu konu ile ilgili yapılan işlemler sonucu verilen karar sonrası cezanın infazına kaldığı yerden tekrar başlanması ve uyarlama yargılamasının kesinleşmiş hükümde suç olduğu saptanan olaya ilişkin lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması ile sınırlı ve kendine özgü bir yargılama olduğu gözetilmek suretiyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair karar verilmesi, ayrıca itirazın kabulüne karar verilmesine rağmen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271/2 maddesi gereğince itiraz konusu hakkında da karar verilmesi gerekirken, karar verilmeyip, sadece İnfaz hakimliğinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.07.2025 tarihli ve 2025/1469 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2026 tarihinde karar verildi.

§