"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2023/993 E., 2024/482 K.
SUÇ : Kasten yaralama
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen ilk karara itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2023/993 Esas, 2024/482 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.860,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272/3-a maddesi uyarınca kesin olmakla 14.05.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2025 tarihli ve 2025/6464 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.11.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca silahla kasten yaralama suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil eden silahla kasten yaralama suçu yerine basit yaralama suçundan mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşıldığından, bu hâli ile uzlaşmaya tabi basit yaralama suçu yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Olay günü hükümlünün inceleme dışı diğer sanık ... ile birlikte şikâyetçi ...'ı yaraladıkları, şikâyetçinin adlî muayene raporuna göre sol omuzunda ekimoz olduğu, ...'nün eylemini silahtan sayılan taş ve kazma sapı ile hükümlünün ise yumrukla gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un "Uzlaştırma" başlıklı 253. maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar," şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun'da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de hükümlünün şikâyetçiye yönelik yargılama konusu yaralama eylemini, 5237 sayılı Kanun'un, "Tanımlar" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; "Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler," kapsamında silahtan sayılan taş ve kazma sapı ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 86. maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,...
(3) Kasten yaralama suçunun;
...
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ...." şeklinde düzenleme yapıldığı, 5237 sayılı Kanun'un, "Faillik" başlıklı 37/1. maddesinin ise; "(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin inceleme dışı diğer sanık ... tarafından silahtan sayılan cisim ile yaralandığı, sanık ... ile hükümlünün eylemin başından itibaren birlikte hareket ettikleri, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak aynı fikir ve eylem birliği içerisinde neticeye birlikte sebebiyet verdikleri ve inceleme dışı sanık ...'nün cezasından silah nedeniyle artırım yapılmasına karar verildiği, hükümlü hakkında da 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesinin delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiği, bu hâli ile hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 253/1. maddesi gereği uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunmadığı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.