"İçtihat Metni"
T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2049 E., 2024/1483 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2023/281 Esas, 2024/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1-d, 62, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2024/2049 Esas, 2024/1483 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a-son maddesi uyarınca hükmün ilk paragrafında yer alan "81/1-d... ibaresinin çıkartılarak, yerine "82/1-d..." ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun eksik ve hatalı olduğuna, eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim maddesinin uygulanmaması ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışın bulunmadığı, sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğuna dair yapılan takdir ve değerlendirmede isabetsizlik görülmediği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, uygulanacak başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un kasten öldürme suçunun nitelikli hallerini düzenleyen 82. maddesine 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f maddesi ''Kadına karşı'' şeklinde değiştirilmiş, kasten öldürme suçunun kadına karşı işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmekle suç tarihi itibariyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un ayrıca 82/1-f maddesi uyarınca da cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin değişiklik dikkate alınmadan sanık hakkında anılan fıkranın uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe başlığı altında (2 ve 3.) paragraflarda açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2024/2049 Esas, 2024/1483 Karar sayılı kararının ''vekalet ücreti ve suç vasfı'' yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(b) bendi uyarınca takdiren Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2026 tarihinde karar verildi.