Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/7985 E. 2026/661 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/266 E. 2025/303 K.

SUÇLAR : Kasten yaralama

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/1669 Esas, 2022/2014 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2023/2183 Esas, 2025/2037 Karar sayılı ilâmı ile suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozma ilâmı üzerine İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ve 2025/266 Esas, 2025/303 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-c-d, 29, 62, 53. maddelerine göre 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine, vekâlet ücretine,

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, fazla ceza tayinine, takdiri indirime, haksız tahrikin derecesine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının bozma ilâmı doğrultusunda isabetli bulunduğu, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılanın hayati tehlike geçirecek ve yüzde sabit ize neden olacak yaralandığı olayda, yaralanmanın niteliği ve birden fazla nitelikli halin (5237 sayılı Kanun'un 86/3-e, 87/1-c, 87/1-d maddeleri) ihlali nedeni ile, sanık hakkında meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak aynı Kanun'un 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,

3. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde geçerli A.A.Ü.T uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmemesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde yer alan (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri eksik ceza tayini ve vekâlet ücreti yönlerinden yerinde görüldüğünden

İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2025 tarihli ve 2025/266 Esas, 2025/303 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'ın eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağına ilişkin karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Müşteki ... ile şüpheli ...'ın alkollü restoranda, alkol etkisiyle de çıkan tartışmada şüphelinin 10 cm uzunluktaki bıçakla müştekinin kafasında 2 cm, 3 cm, 2 cm boyutlarında üç adet, sol kulakta 4 cm, boyun bölgesinde 10 cm uzunluğunda hayati noktalara yönelerek yüzde sabit iz oluşturacak nitelikte meydana gelen yaralanmanın, sanığın eyleminin sanığın kendi savunmasında da açıkladığı üzere restoranda bulunan kişilerin yardımıyla tarafların ayrıldığı, sanığın müştekiye yönelik hayati bölgelerine yönelik saldırısı, öldürmeye yeterli 10 cm uzunluğundaki bıçak ile müştekiyi yaraladığı yerleri ve özellikle sanığın eyleminin kendi iradesiyle sonlandırmadığı olay mahalinde bulunanların müdahalesiyle yerde bulunan müşteki ve sanığın ayrılmasının sağlandığı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemenin öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılması gerektiğinden Sayın çoğunluğun kasten yaralama eyleminden mahkumiyete ilişkin kararına katılmıyorum.

K A R Ş I O Y

Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına, olayın başlangıç ve gelişim özelliklerine, katılandaki yaralanmanın niteliğini ortaya koyan İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13.08.2020 tarihli rapor içeriğine göre;

Olay tarihinde tarafların eğlenmek için gittikleri restoranda başladıkları tartışmanın dışarı taşındığı, çıkan kavga sırasında sanık ...'ın elde edilemeyen kesici - delici nitelikteki aletle katılan katılan ...'ı kafada skalp bölgesinden, sol kulak kepçesinden, sağ el bileğinden ve boyun bölgesinden yaraladığı, özellikle sol boyun bölgesindeki bu yaralanmadan dolayı ameliyata alınan katılanın tıbbi müdahaleyle kurtarıldığı, ameliyat notunda "sol karotis lojundaki derin kesinin, aktif kanayan internal jugular venin sütür atılarak onarıldığı" hususlarının yer aldığı, cerrahi müdahalenin sol internal jugular ven onarımı, eksternal jugular ven ligasyonu ve kanayan küçük arter ven bağlaması işlemlerini içerdiği, raporun sonuç bölümünde büyük damar yaralanmasına neden olan kesici delici alet yaralanmasının tek başına şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun belirtildiği anlaşılan olayda;

Sanığın katılana yönelik kesici delici aletli saldırısıyla en ölümcül ve hassas bölgelerinden boynunu doğrudan hedef alarak boynundaki ana damarları yaraladığı ve dosyada dökümü yapılan 22.04.2018 tarihli CD izleme tutanağı içeriğinden de anlaşılacağı üzere kavganın çevrede toplanan kişilerin müdahalesiyle sonuçlandığı, nazara alındığında eylemin sonuçlanmasına engel harici bir nedenin bulunduğu da gözetilerek Dairemizin geçmiş benzer uygulamalarına açıkça aykırı şekilde eylemin kasten öldürmeye teşebbüs yerine nitelikli kasten yaralama olarak vasıflandırılmasını yerinde görmediğimden sayın çoğunluğun bu yöndeki görüşüne iştirak etmiyorum.

§