Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/7974 E. 2026/2857 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1749 E., 2025/2367 K.

SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bölge Adliye Mahkemesi bozması üzerine; İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2025 tarihli ve 2024/103 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 35/2, 29, 31/2, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca infazın 1 yıl 6 ay 22 gün üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/1749 Esas, 2025/2367 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe istinaf başvurusunun gerekçeli karar başlığında suçun "çocuğu kasten öldürmeye teşebbüs" yerine "kasten yaralama" olarak yazılması hususu eleştirilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebebi özetle; meşru savunma hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede;

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hükmün "...Mağdurun geçici ve kesin raporları ile tüm tedavi evraklarının Adli Tıp Şubesi'ne veya Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'na gönderilerek, mağdurdaki her bir yaranın niteliği ve yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de, temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, fakat 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının anılan maddenin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bir karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen bozma kararının ve bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Suça sürüklenen çocuk hakkında ceza miktarı yönünden kazanılmış hakka ilişkin yapılan uygulama sırasında uygulama maddesinin "5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi" yerine "5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi" yazılarak aynı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/1749 Esas, 2025/2367 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının hukuka aykırı olması ve duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi yerine yazılı şekilde bozma üzerine verilen hukuka aykırı İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi ve kanun maddesinin yanlış yazılması nedenleriyle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca, ceza miktarı bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma ilamının içeriği de gözetilerek takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.04.2026 tarihinde karar verildi.

§