"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/328 E., 2025/160 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanığın üzerine atılı suçun Kanunda öngörülen hapis cezasına ilişkin alt sınırı itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 150/3. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında istemi aranmaksızın kendisine zorunlu müdafii atanması gerektiği, gerekçeli kararın sanığa 09.04.2025 tarihli celsede Baro tarafından atanan müdafii yerine sanığa 08.05.2025 tarihinde tebliği üzerine sanık tarafından vekaletname ile müdafii tayini yapıldığı, mahkemenin gerekçeli kararının vekaletname ile tayin edilen müdafiine 20.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığın tayin ettiği müdafii tarafından 26.05.2025 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabulü ile sanık müdafiinin temyiz isteminin süreden reddine dair 30.05.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/118 Esas, 2016/135 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/12445 Esas, 2020/16526 Karar sayılı ilâmı ile özetle; gerekçeli karar başlığında ...’nin sıfatının "mağdur" yerine "müşteki" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine aykırı davranılması, mağdur hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 07.04.2016 tarihli raporun (4) numaralı bendinde "Peroneal sinir hasarı nedeniyle; organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı yönünde değerlendirmenin yapılabilmesi için şahsın olay tarihinden en az 18 (onsekiz) ay sonra muayene için Şube Müdürlüğümüze gönderilmesi gerektiğinin" belirtilmesine ve mağdurun da beyanlarında ayağında işlev kaybı olduğunu ifade etmesine rağmen mağdur hakkında bu hususta rapor aldırılmadığı anlaşıldığından, mağdurun tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ve yitirilmesi niteliğinde olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına ve kazanılmış hakkın dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2025 tarihli ve 2020/328 Esas, 2025/160 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 53, 58. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezanın 1 yıl 10... gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi gereğince duruşmada bulunması zorunlu olan müdafiin yokluğunda karar verilmesi suretiyle aynı Kanun'un 188/1. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık hakkındaki incelemeye konu hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu gözetilmeden hüküm fıkrasında sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe başlığı altında (1) ve (2) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.04.2025 tarihli ve 2020/328 Esas, 2025/160 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.