Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/713 E. 2026/353 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2090 E., 2024/2230 K.

SUÇ : Kasten öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2023 tarihli ve 2023/233 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29... maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2023/2090 Esas, 2024/2230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29, 62, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri özetle; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik koşullarının bulunmadığına, haksız tahrikin derecesine, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna,eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, meşru savunmaya ve meşru savunmada sınırın aşılmasına, sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine,beraatine aksi kanaat halinde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Dosya kapsamı itibariyle haksız tahrik nedeniyle belirlenen indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından bozma isteyen tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik indirim oranının yerinde olduğu, yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı, uygulanması mümkün başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2023/2090 Esas, 2024/2230 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan vekili ...'in ve üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanık lehine TCK 29. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı, var ise derecesi ile sanık hakkında TCK 62. maddesinin uygulanmasının yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.

Sayın çoğunluk tarafından onaylanan hükümde, 12 yıldan 18 yıla kadar indirim öngören TCK 29. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın müebbet hapis cezası 15 yıl hapse, TCK 62. maddesi uygulanarak 12... ay hapse indirilmiştir.

Haksız tahrikin derecesini belirlemek için öncelikle sanığın savunmasının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sanık jandarmadaki savunmasında "..." soyadını taşıyan aile ile aralarında husumet bulunduğunu, olay günü evinde esrar içerek saat 23.30 sıralarında uyuduğunu, yaklaşık 2 saat sonra silah sesine uyandığını, tekmelenerek kırılan kapıdan ellerinde tüfek ve tabanca 2-3 kişinin içeri girdiğini, içlerinden birinin kendisine sövdüğünü, kendisinin de gelen şahıslara doğru ateş ettiğini beyan etmiştir.

Jandarma tarafından düzenlenen 10.01.2023 tarihli raporda;

Biri sanığın evinde, diğeri evin dışında olarak elde edilen 2 adet av tüfeği kartuşun sanığa ait ... marka av tüfeğinden atıldığı belirtilmiştir.

Olay mahallinde bu iki kartuş dışında başkaca kartuş veya kovan elde edilemediğine göre, maktul ile yanındaki şahısların ateş ettiğine, bu nedenle saldırı altında kaldığına dair savunması gerçeğe aykırı düşmüştür.

Düzenlenen kriminal raporda, maktule ait montun sol arka alt bölgesinde 1,5x2,5 cm'lik bir adet delinme, sağ arka üst bölgesinde muhtelif ebatlı 2 adet delinme ve sağ üst bölgesinde 1 adet delinme olduğunun tespit edildiği, 1 numaralı delinme bölgesinde yapılan atışın "YAKIN ATIŞ" olduğu belirtilmiştir.

Maktul hakkında düzenlenen ölü muayene ve otopsi tutanağında, cesedin;

Sağ klavikula alt lateralinde üst medial kısmında 2,5x2,5 cm ebatında av tüfeği ateşli silah giriş deliği,

Sağ omuz posteriorda 2,5x2 cm ebatında av tüfeği giriş deliği,

Torakal 5. vertebra 3 cm sağ lateralinde muhtemelen av tüfeği çıkış deliği

Sol arka aksiller hatta muhtemel av tüfeği çıkış deliği ve izlenebilir plastik taba

Sol arka aksiller hatta iç kısımda küçük saçma taneleri bulunan 3x2 ebatında toplu giriş deliği olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla yaraların av tüfeği ile oluşturulduğu gözetildiğinde, giriş deliklerinin ebatları ve girişte tapa parçası nazara alındığında, atışların en az ikisin arkadan ve yakın mesafeden olduğu, kanaatine varılmaktadır.

Maktulün cesedinin evin içinde olduğu, cesette üç giriş bulunduğu, karştuşlardan birinin evin dışında elde edildiği gözetildiğinde, sanığın bir kartuşu da ortadan kaldırıldığı sonucuna varılmaktadır.

Sanığın adli sicil kaydınını incelemesinde yaralama, hakaret, kenever ekmek suçlarından kayıtlarının bulunduğu, olaydan sonra da evde esrar ile ev dışında kenevir bitkisi elde edildiği, anlaşılmıştır.

Olaydan yaklaşık 2 yıl önce maktulün ailesine ait 40 adet küçük baş hayvanın çalındığı, çalınan hayvanların ... isimli şahıs ile sanık ... arasında takas edildiği duyumu alındığı, sanığın hayvancılık yaptığı için gündüz evde olmayacağı düşüncesiyle maktulün olay günü gecesi bu durumu ailesine söyleyerek sanıkla buluşmak üzere evden ayrıldığı, yolda tanık ... ile buluştuğu, onu da arabasına alarak sanığın evine doğru yoluna devam ettiği, sanığın evine yaklaşık 100 metre kala, tanık ve aracını bırakarak sanığın evine gittiği, yanından ayrılmasından yaklaşık 5 dk sonra tanık Mustafa'nın silah sesi duyduğu, bu sebeple sanığın av tüfeği ile 3 el ateş ederek ...'i öldürdüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Sanık, ...' i öldürdükten sonra kendisine husumetli bir aile oluşturduğu, bu nedenle gelen şahısları tanımadığını, gelen şahısların ateş ederek içeri girmeleri üzerine maruz kaldığı saldırıdan kurtulmak amacıyla ateş ettiğini beyan etmektedir.

Öncelikle tanıklar ... ... ve ... ...'in aşamalardaki savunmaları ile dosya kapsamına göre, sanıkla adı geçen aile arasındaki kavganın duruşma aşamasında tarafların barışmaları nedeniyle sona erdiği, taraflar arasında husumet kalmadığı anlaşılmaktadır.

Olay mahallinde elde edilen kartuşların sanığın av tüfeğinden atılmış olması, tanık ...'nin beyanına göre, maktulün elinde silah veya başka herhangi bir cisim olmadan gitmiş olması gözetildiğinde, sanığın; husumetlisi bulunduğuna, baskına uğradığına dair savunmalarının gerçeği yansıtmadığı, anlaşılmaktadır.

Olay yeri görgü tespit tutanağında; 23.12.2022 günü saat 00.39'da ...'in ihbarıyla olay mahalline gidildiğinde evin pencerelerinin kapalı olduğu, giriş kısmındaki pimapen pencerenin kısmen kırık olduğu ancak yerde cam kırıkları ve parçalarının olmadığı, maktulün sırt kısmında dört adet fişek

izi, sağ üst omuz kısmında da bir adet giriş izi olduğu belirtilmiştir. Belirlenen nedenlerle, maktul tek başına, elinde silah yada başka bir alet olmaksızın, maktul yakınlarının beyanlarına göre; maktul tarafının çalınan hayvanları sormak, maktulün babasının beyanına göre ise; çalınan hayvanları sormak veya esrar almak için sanığın yanına gitmiştir.

Sanığın neden maktule ateş ettiği belirsizdir. Birbirlerine yakın yaş grubunda bulunan ve esrar içtikleri anlaşılan maktul ile sanığın bu nedenle veya kaybolan hayvanları sormak üzere maktulün sanığın evine gittiği kanaatine varılmıştır.

Gündüz hayvan güttüğü için evde bulunmayacağını düşünen maktul esrar almak veya çalınan hayvanların durumunu sormak için geceleyin 23.30 sıralarında maktulün evinin yakınlarına giderek konuşmak amacıyla o onu dışırı çağırması, olay yeri ve çevresi gözetildiğinde normal karşılanmalıdır. Bir adet kartuşun evin dışında maktulün ise evin içinde bulunduğu gözetildiğinde, sanığın ilk önce dışardan ateş edip daha sonra içerden 2 kez daha ateş ederek onu öldürdüğü sonucuna varılmaktadır.

Kaybolan hayvan veya başka bir konuda tartışan sanık ile maktulün bu tartışmalarının kavgaya dönüştüğü, şüpheden sanık yararlanır ilkesince kavgayı kimin başlattığı şüpheli kaldığından, bu durum sanık lehine, ancak asgari oranda tahrik indirimi yapılmasını gerektirmektedir.

Yerel mahkemenin kabulü ile, geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçunun 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yaptırıma bağlandığı, bu durumda insan öldürme suçunun müebbet hapis cezası olduğuna göre, haksız tahrik nedeniyle asgari oranda (18 yıl) ceza tayin edilmesi gerekirken, yerleşmiş uygulamalara aykırı olacak şekilde sanığın cezasının 15 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi yasaya aykırı olmuştur. Belirtilen nedenle, bu konudaki sayın çoğunluk kararına katılmamaktayım.

Bunun dışında, sanığın geçmişi, suçun işleniş şekli, sanığın olaydan sonraki davranışları itibariyle şahsi halleri, gerçekten pişman oldğuna dair inandırıcı söz ve davranışlarının bulunmaması karşısında; TCK 62. maddesinin sanık lehine uygulanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına da katılmamaktayım.

K A R Ş I O Y

Atılı davada uyuşmazlık konusu husus sanık hakkında TCK 62 maddenin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığı yolundadır.

Sanık hakkında hüküm düzenleyen ilk derece mahkemesi karar yerinde "sanığın sabıkalı kişiliğini dikkate alarak ve olayın vehameti, sanığın fiilden sonraki davranışları, cezanın caydırıcılığı" hususları gerekçe gösterip sanık hakkında TCK 62 maddenin uygulanmamasına karar vermiştir. Aynı mahkeme sanığın doğrudan gözlemlemiş sanıkla birlikte yüz yüze yargılama yapmış ve başkaca takdiri indirim sebebi gerektirecek bir hususu tespit edememiştir.

Dava bölge adliye mahkemesine gittiği vakit bölge adliye mahkemesi ise "sanığa verilen cezanın geleceği üzerinde olası uslandırıcı etki yapması ihtimali" hususunu kriter yaparak sanık hakkında TCK 62 madde uyarınca 12... ay ceza vermiştir. Yani 62 madde öncesinde belirlenen temel ceza her iki mahkeme nezdinde de 15 sene olarak belirlenmiş durumdadır. Yerel mahkeme cezanın caydırıcı özelliğini dikkate alıp zaten sanığın geleceği üzerindeki etkilerini gözetmiş ve yazdığı kararla sanık hakkında verilen cezanın geleceği üzerinde uzlandırıcı bir etkisi olmayacağına karar vermiştir. Bu aşamaya kadar yani yerel mahkemede sanığın bir taşkınlığı gibi bir hususta yoktur. Hal böyle iken sanığın tutum ve davranışlarında tutanağa geçirilmiş olağan dışı bir pişmanlık ve iyileşme mevcut değil iken temelsiz bir biçimde sanık lehine takdiren indirim hükmü uygulamak hukukun güvenirliği ilkesine aykırıdır. Hukukun sadece sanık haklarını daha iyileştirmek için değil ve fakat maktul veya mağdur tarafın hakkını teslim etmek üzerede icra edilmesi gerektiği düşüncesi ile Sayın çoğunluğun bölge adliye mahkemesinin TCK 62 madde uygulanmak suretiyle verilen kararını onaması yolundaki görüşüne bu sebeple muhalifim.

§