Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/5854 E. 2026/584 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/84 E., 2025/1870 K.

SUÇLAR : Kasten öldürme, tehdit, mala zarar verme, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının reddi, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden;

Sanık ... müdafiinin temyiz istemini kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 19.10.20 25... .01.2026 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği tespit edilmiştir.

Katılan sanık ... müdafiinin, katılan sanık ... hakkında tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelen temyiz istemi yönünden;

İlk Derece Mahkemesince katılan sanık ... hakkında tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suçlara yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a ve d maddeleri uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Katılan sanık ... müdafiinin, katılan sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen hükme yönelen temyiz istemi yönünden;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.08.2024 tarihli ve 2023/146 Esas, 2024/288 Karar sayılı kararı ile; katılan sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 53/1 ve 58/6. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.05.2025 tarihli ve 2025/84 Esas, 2025/1870 Karar sayılı kararı ile katılan sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ve katılan sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye, sanığın öldürme kastı olmadığına, hedef gözetmeden ateş ettiğine, olası kast ve bilinçli taksirin değerlendirilmesi gerektiğine, gerekçenin yetersiz ve çelişkili olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin katılan sanık ... tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, suç vasfının kasten öldürme olarak kabulü ile belirlenen yaptırımda isabetsizlik bulunmadığı, maktulden katılan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

A. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden;

Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdüğü temyiz isteğinden sonra, sanığın 19.10.20 25... .01.2026 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan sanık ... müdafiinin, katılan sanık ... hakkında tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen hükümlere yönelen temyiz istemi yönünden;

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanık ... müdafiinin bu suçlara yönelen temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Katılan sanık ... müdafiinin, katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelen temyiz istemi yönünden;

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan sanık ... müdafiinin bu suça yönelen temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

D. Katılan sanık ... müdafiinin, katılan sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen hükme yönelen temyiz istemi yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.05.2025 tarihli ve 2025/84 Esas, 2025/1870 Karar sayılı kararında katılan sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

"Olay tarihi olan 30.12.2022 günü katılan sanık ...'in saat 03:00 sularında ...'a ait kuaför ... isimli işyerinin önüne geldiği, aşırı alkollü olan katılan sanık ...'un işyeri önünde bulunan bir koltuğa oturduğu, belirtilen saatte aynı işyerinde tadilat işleriyle uğraşmakta olan maktul ... ile katılan sanık ... ile ...'in katılan sanık ...'u fark ettikleri, katılan sanık ... ve ...'in, ...'tan dükkanının önünden ayrılmasını istedikleri, bu nedenle tarafların tartıştıkları, tartışma sırasında katılan sanık ...'un olay yerinden bulunan katılan sanık ..., katılan ... ve maktul ...'a yönelik olarak "Orospu çocukları" şeklinde sözlerle hakaret ettiği, tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda katılan sanık ...'ın, ... ile birlikte katılan sanık ...'u ele geçirilemeyen ancak silahtan sayılan tornavida ile darp ederek basit şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri, Olaydan sonra katılan sanık ...'un olay yerinden uzaklaştığı, bu esnada katılan sanık ...'un olay yerinde bulunan müştekilere hitaben "size göstereceğim, bekleyin beni... Ananızı sinkaf edeceğim" şeklinde sözler söyledikten sonra ... olarak çalışmakta olduğu diğer sanıklardan ...'nun sahibi bulunduğu ... Otele sanık ... ile birlikte gittiği, ...'in elektrikli bisikleti ile dışarıda beklediği, ...'un otelin içine girerek otel içeresinde bir odaya saklamış olduğu emanetin 2023/2007 sırasında kayıtlı brownig marka tabancayı yanına alarak dışarı çıktığı ve sanık ...'e ait elektrikli bisiklet ile daha önce tartışmış olduğu müştekilerin tekrar yanına geldikleri, sanık ...'un elektrikli bisikletten indiği, bu esnada maktul ... ile katılan sanık ...'ın dükkanda bulunan malzemeleri beyaz renkli ... marka aracın bagajına yükledikleri, ...'u gören maktul ve ...'ın olay yerinden kaçmaya çalıştıkları, katılan sanık ...'un beraberinde getirmiş olduğu tabancasını çıkartarak söz konusu tabancayı maktule ve katılan sanık ...'a doğrulttuğu ancak ateş etmediği, bu kişiler olay yerinden ayrıldıktan sonra ...'un söz konusu tabanca ile bir el havaya ateş ettiği, daha sonra aynı tabanca ile söz konusu kuaför dükkanını alt katına doğru ve aynı kuaför dükkanın üst katına doğru birer el ateş ettiği, ...'un silahını ateşlediği esnada diğer sanık ...'in ise çalışır vaziyetteki elektrikli bisiklet üzerinde sanık ...'u beklediği, katılan sanık ...'un bu şekilde silahını ateşledikten sonra ...'in sevk ve idaresindeki elektrik bisikletin arkasına tekrar bindiği, bu esnada katılan sanık ...'un arkasına dönerek bir el daha ateş ettiği, açılan bu ateş sonrasında maktul ...'ın göğüs bölgesinden yaralanarak yere düştüğü ve kısa bir süre sonra hastanede hayatını kaybettiği olayda sanık ...’u olası kastla ölüme neden olduğu ve bu nedenle sanık ...’in kasten öldürme suçundan yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.

Failin suçun maddi unsurlarını tamamen kesin olarak öngörmesi ve bunlar hakkında bilgiye sahip olarak hareket etmesi halinde doğrudan kast söz konusu olacaktır. Burada fail düşündüğü, kesin olarak öngördüğü ve bildiği bir hareketi veya neticeyi gerçekleştirmek için iradesini kullanmaktadır. Buna göre, fail suçun maddi unsurlarının tamamını düşünmüş, öngörmüşse ve ayrıca bu unsular hakkındaki bilgisi tam ve kesinse doğrudan kastla hareket etmektedir. Doğrudan kastla hareket eden fail, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların mevcut olduğunu veya fiilin icrası sırasında gerçekleşeceğini ve neticeli suçlarda neticenin meydana geleceğini muhakkak surette (zorunlu olarak) öngörmektedir.

Olası kast TCK’nın 21. maddesinin ikinci fıkrası, “kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, failin suçun kanuni tanımındaki objektif unsurların gerçekleşebileceğini ciddi biçimde öngörmesinerağmen, fiili işlemek suretiyletipikliğin gerçekleşmesini kabullenmesi, fiili işlemekten kaçınmaması ve olursa olsun demesi durumunda olası kast söz konusu olacaktır. Olası kast durumunda doğrudan kastta olduğu gibi fail suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, doğrudan kasttan farklı olarak bu unsurların gerçekleşmesini muhakkak değil, muhtemel görmektedir. Diğer bir ifadeyle doğrudan kast ile olası kast arasında, kastın bilme unsuruna ilişkin bir yoğunluk farkı bulunmaktadır. Doğrudan kastta suçun maddi unsurlarının gerçekleşeceği mutlak niteliktedir ve fail bu konuda mutlak bir bilgiye sahiptir. Olası kastta ise, suçun maddi unsurlarının gerçekleşmesi muhtemel niteliktedir ve fail bu ihtimalin bilgisine sahiptir. Bu itibarla, belli bir neticenin gerçekleştirilmesi amacıyla hareket eden failin, bu fiilin aynı zamanda muhtemelen başka neticelere neden olabileceğini öngörmesine rağmen, bu yan neticeleri kabullenerek fiili işlemesi durumunda, bu yan neticeler bakımından olası kastla hareket etmiş olacaktır.

Bu bağlamda:

1. Olay yerine gelen sanığın maktulü ve yanındakileri vurabilecek mesafede olmasına rağmen maktule veya yanındakilere ateş etmemesi,

2. Maktul ve yanındakiler olay yerinden ayrıldıktan sonra sanığın tabanca ile bir el havaya ateş ettikten sonra aynı tabanca ile kuaför dükkanını alt katına doğru ve daha sonra kuaför dükkanın üst katına doğru birer el ateş etmesi,

3. Sanığın olay yerinden ayrılırken elektrikli motor üstünden maktul ve arkadaşlarının bulunduğu yöne doğru bir el ateş etmesi,

4. Olayda kullanılan tabancada daha beş adet mermi bulunuyor olması,

5. Maktulun vurulduğu yer ile sanığın ateş ettiği yer arsında en az 40 metre mesafe bulunması,

6. Olay yerinden uzaklaşan sanığın ateş anında saklandığı yerden çıkması üzerine vurulmuş olması,

7. Elektrikli motor hareket halinde iken en az 40 metreden uzakta olan ve gece karanlığında saklanmakta olan maktulü sanığı hedef alarak vurmasının mümkün olmaması,

Hususları dikkate alındığında, sanığın maktul ve yakınlarının bulunduğu bölgeye ateş ederken bir kişinin vurulabileceğini öngörerek ve sonucu kabul ederek ateş ettiği konusunda tereddüt bulunmamakla birlikte, sanığın ölüm neticenin meydana geleceğini muhakkak surette (zorunlu olarak) öngörerek hareket etmemesi karşısında, maktulünvurulmasının muhakkak değil, muhtemel kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle sanık ...’u olası kast yerine doğrudan kastla öldürmeden ve sanık ...’in kasten öldürme fiiline yardımdan sorumlu tutan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

§