"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2586 E., 2024/2260 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
01.10.2024 olan karar tarihinin gerekçeli karar başlığında 02.03.2023 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2024/305 Esas, 2024/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 35, 53... . maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2024 tarihli ve 2024/2586 Esas, 2024/2260 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin katılan vekili, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine, tasarlamanın koşulları oluştuğundan bahisle suç vasfına, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçesizliğe, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, eksik incelemeye, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, somut olayda haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdirî indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine,
sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.11.2024 tarihli ve 2024/2586 Esas, 2024/2260 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere; “katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 29.800 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan Kuruma ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2026 tarihinde karar verildi.