"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/401 E., 2025/787 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2025 tarihli ve 2024/151 Esas, 2025/23 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-e, 35, 31/2-son cümle maddeleri uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2025 tarihli ve 2025/401 Esas, 2025/787 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının yargılama giderleri yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin tasarlanarak işlendiğine, ceza miktarına, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eylemin kasten yaralama olduğundan bahisle suç vasfına, kasta, ceza miktarına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun, okulun tuvaletinde olay günü yanında getirdiği bıçak ile aynı okulda öğrenim gördüğü ve daha önce herhangi bir husumeti veya ilişkisi bulunmayan katılan ...'ı 13 darbe ile yaraladığı, katılan ...'ın kaçarak kurtulduğu, suça sürüklenen çocuğun tanık ...tarafından yakalanarak etkisiz hale getirildiği, suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında alınan ifadesinde iki senedir içinde bastıramadığı bir öldürme isteği olduğunu, insanları öldürmek ve kafalarını kesmek istediğini, bu düşüncelerden keyif aldığını ve tatmin olduğunu, bunun yanlış birşey olmadığını düşündüğünü, bıçağı kafasındaki öldürme düşüncesini gerçekleştirmek için okula götürdüğünü, ancak özellikle ...a karşı bir eylem planlamadığını, tuvalette denk geldikleri için ...a saldırdığını, herhangi bir pişmanlık hissetmediğini, aynı eylemi tekrarlayabileceğini, bu eylemden sonra içindeki öldürme istediğinin azalmadığını, aksine arttığını savunduğu anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, suça sürüklenen çocuğun öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun aleyhe yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Suça sürüklenen çocuğun eylemini ortada herhangi bir sebep yokken sırf içindeki birilerini öldürme saikiyle gerçekleştirdiğinin savunmaları ile sabit olması karşısında suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan suç vasfının katılanın kadın olması da gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 82/1. maddesinin "b" ve "f" bentleri kapsamında kaldığı, bu itibarla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1. maddesinin "e" bendinin yanı sıra anılan bentlerin de uygulanması gerektiğinin dikkate alınmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
4. İstanbul Anadolu Adli Tıp Kurumu'nun 03.01.2024 tarihli raporuna göre katılan ...'daki 13 adet bıçak darbesinin tümünün cilt - cilt altı yumuşak doku kesilerine neden olduğu, katılanın hayati tehlike geçirmeyecek ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı olayda, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek alt sınır ile Dairemizce 16... ay olarak kabul edilen makul sınır arasında, makule yakın bir ceza tayini yerine yazılı şekilde üst sınıra yaklaşılarak 18 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir. Bu hüküm, katılanın 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u gereğince görevlendirilen vekili bulunması durumunda kovuşturma için ödenen ücret mahsup edilerek uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini Baro tarafından atanan vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (3), (4) ve (5) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri, suç vasfı, teşebbüsün derecesi ve vekâlet ücreti yönlerinden yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2025 tarihli ve 2025/401 Esas, 2025/787 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul Anadolu 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.