"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/3054 E., 2023/2353 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İTİRAZA KONU KARAR: Esastan red onama
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli ve 2024/589 Esas, 2024/3973 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2025 tarihli ve 1-2023/129889 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesi gereğince süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; sanığın olay tarihinde ikametlerinde tartıştığı resmi nikahlı eşinin üzerine bıçakla giderek onu darp ettiği, tehdit ve hakaretler ettiği, eylemi sırasında eşinin üzerine bıçakla giderek " ya sen kendini atarsın, ya ben seni atarım" demek suretiyle kendisini pencereden atmaya zorladığı, bu şekilde gerçekleşen olayda sanığın eyleminin intihara mecbur etmek suretiyle nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 84/4-2. cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-d-f, 35. maddeleri gereği cezalandırılması gerektiği, bu nedenle dairenin esastan red onama kararının kaldırılmasına ve hükmün sanık aleyhine itiraza konu edilen husustan bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ üyeler sayın ... ve sayın ...'ın "sanığın 5237 sayılı Kanun'un 84/4. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-d, 35. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği" yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 tarihli ve 2024/589 Esas, 2025/3973 Karar sayılı esastan red onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Sanık ile katılanın evli oldukları ve 4 yaşında bir çocuklarının olduğu, olay tarihinde katılanın 22 haftalık gebe olduğu ve alışveriş için markete gittiği, eve döndüğünde sanığın katılana neden geç kaldığı ve başkaları ile neden konuştuğu gerekçesi ile kızmaya başladığı, katılanın konuştuğu kişinin annesi olduğunu başkası ile konuşmadığını anlatmasına rağmen sanığın sakinleşmediği, aldığı uyuşturucunun etkisiyle katılana fiziksel şiddet uyguladığı ve bıçak çekerek kendini aşağı at yoksa ben seni atarım diye tehdit ettiği, katılanın sanığın tehditlerinden korkarak pencereden aşağı kendini sarkıttığı ve bir anda gücünün tükenmesi ile boşluğa düştüğü, katılanın aşağı düştüğünü gören sanığın 4 yaşındaki oğlunu komşusuna bırakarak duyduğu pişmanlık nedeniyle eve girerek vücudunu jiletlediği, katılanın komşularının yardımı ile hastaneye götürüldüğü ve kurtarıldığı sübut bulmuştur.
Sayın çoğunluk sanığın beraatine ilişkin kararın onanmasına hükmetmiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki; katılanın intihar etmesi için bir neden bulunmamaktadır. Olay tarihine kadar da bu yönde bir eğilimi olduğuna dair bir bulgu yoktur. Aksine 4 yaşında çocuğu olan ve hamile olan bir annenin canına kıymak istemesi hayatın olağan akışına uymamaktadır. Katılanın olay günü marketten döndüğünde sanıkla aralarında bir tartışma çıktığı sabittir. Katılanın tedaviden hemen sonra ilk verdiği ve itibar edilmesi gereken beyanına göre sanığın katılanı aşağı atlaması için tehdit ettiği ve bıçak çektiği, katılanın kapıldığı korku ve panikle kendisini aşağı sarkıttığı ve tutunamayarak aşağı düşerek ağır şekilde yaralandığı, sonraki beyanlarının sanığı cezadan kurtarmaya yönelik olabileceği, eşinin düştüğünü gören sanığın aşağı inip eşine yadım etmek veya yardım istemek yerine eve girerek kendisini jiletlemesinin de olaya sebebiyet vermekten dolayı duyduğu vicdan azabını gösterdiği bu nedenle sanığın TCK 84/4 ikinci cümle delaletiyle 82/1-d, 35. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiğini düşündüğümüzden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi kanaatinde olduğumuzdan;
Sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyoruz.