"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/2084 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nitelikli hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından ... İnfaz Hâkimliğinin 18.10.2024 tarihli ve 2024/6783 Esas, 2024/6782 Karar sayılı içtima kararı ile 9 yıl 17... gün hapis cezasına hükümlü ...'in, cezasının infazı sırasında, hükümlünün evvelce infaz etmiş olduğu Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2008 tarihli ve 2005/32 Esas, 2008/159 Karar sayılı kararına konu 231 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçu bakımından hükmedilen 42... gün hapis cezası bakımından 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılama sonunda hapis cezasının 26... güne düşürülmesi nedeniyle infaz edilmiş olan 01.09.20 09... .09.2010 tarihleri arasındaki sürenin, infaz edilmekte olan süreden mahsup edilmesi talebinin kabulüne dair Eskişehir 2. İnfaz Hâkimliğinin 15.10.2024 tarihli ve 2024/4816 Esas, 2024/6327 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2024 tarihli ve 2024/2084 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.05.2025 tarihli ve 94660652-105-26-39239-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve 2025/69222 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.06.2025 tarihli ve 2025/69222 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.09.2007 tarih ve 214-181 sayılı ve 17.04.2004 tarih ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, infaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Soma Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.10.2010 tarihli ve 2010/572 ilamat sayılı müddetnamesi ile ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 07.10.2024 tarihli yazı cevabının incelenmesinde Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2008 tarihli kararına konu 42... gün hapis cezasının 01.09.20 09... .09.2010 tarihleri arasında infaz edildiği, dolayısıyla sonradan yürürlüğe giren kanun ile ilgili yapılan uyarlama sonucunda önceki cezadan daha az bir cezaya hükmolunması halinde fiilen ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin de azaldığı ileri sürülerek geçmişte ceza infaz kurumunda fazla kalınan sürenin daha sonra yeni bir suç işlenmesi nedeniyle şartla salıverme kararı kaldırılarak kalan sürenin aynen infazı kararlarının yerine getirilmelerinde mahsup edilmesi veya başka bir suçtan verilen cezadan mahsup edilmesinin mümkün olmadığı, kanuni değişiklikle suçun ortadan kaldırılması veya cezadan indirime gidilmesi geçmişte gerçekleştirilen ceza infazını haksız tutuklama durumuna getirmeyeceği nazara alındığında itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesinde, “Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır." şeklindeki düzenlemelere göre, mahsup işleminin yapılabilmesi için tutuklu kalınan suçtan verilen kararın kesinleşme tarihinden önce başka suç ya da suçların işlenmesi yeterlidir. Mahsup işlemi için tutuklu kalınan suçun beraatle veya mahkumiyetle sonuçlanmasının önemi yoktur. Mahkumiyetle sonuçlanan kararın henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle temyiz incelemesi sonucunda beraat etme ihtimali hukuken mümkün bulunduğundan infazı halen devam eden mahkum için telafisi imkansız sonuçlar doğabilecektir. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkumiyete ait suçun tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir.
3. Şartla tahliye edildikten sonra bihakkın tahliye sürelerinin dolması için Cumhuriyet Başsavcılığında bekleyen infaz dosyaları ile ilgili sonradan yürürlüğe giren yasa ile ilgili yapılan uyarlama sonucunda önceki cezadan daha az bir cezaya hükmolunması halinde fiilen ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin de azaldığı ileri sürülerek geçmişte ceza infaz kurumunda fazla kalınan sürenin daha sonra yeni bir suç işlenmesi nedeniyle şartla tahliye kararı kaldırılarak kalan sürenin aynen infazı kararlarının yerine getirilmelerinde mahsup edilmesi veya başka bir suçtan verilen cezadan mahsup edilmesi mümkün değildir. Yasal değişiklikle suçun ortadan kaldırılması veya cezadan indirime gidilmesi geçmişte gerçekleştirilen ceza infazını haksız tutuklama durumuna getirmeyecektir.
4. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde, hükümlünün 2001-2002 yıllarında işlediği Vergi Usul Kanunu'nu muhalefet suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2008 tarihli ve 2005/32 Esas, 2008/159 Karar sayılı kararı ile 42... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen bu kararının 16.06.2009 tarihinde kesinleşerek, mahkemesince 28.07.2009 tarihinde infazı için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 09.10.2010 tarihli ve 2010/572 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün cezasının infazı amacıyla 01.09.2009 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, şartla tahliye tarihinin 19.01.2011, bihakkın tahliye tarihinin ise 14.02.2013 olarak belirlendiği görülmektedir.
5. Ceza İnfaz Kurumunun 07.10.2024 tarihli ve 2024/91643 sayılı yazısına göre, hükümlünün 42... gün hapis cezasının infazı amacıyla 01.09.20 09... .09.2010 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda kaldığı anlaşılmaktadır.
6. 08.04.2022 tarihli 7394 sayılı Kanunla 213 sayılı Vergi Usul Kanunun da yapılan değişiklikler nedeniyle hükümlü hakkında 24.09.2008 tarihli ve 2005/32 Esas, 2008/159 Karar sayılı karar ile verilen ve infaz edilen mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak Ağır Ceza Mahkemesince yapılan uyarlama yargılaması sonunda, yapılan değişikliğin lehe olduğu kabul edilerek 14.06.2024 tarihli ve 2024/221 Esas, 2024/279 Karar sayılı kararı ile Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan hükümlünün 26... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak verilen bu kararın İstinaf aşamasında olduğu ve karar tarihi itibariyle henüz kesinleşmediği Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2024 tarihli yazısı içeriğinden anlaşılmaktadır.
7. Hükümlünün, uyarlama yargılaması sonunda hakkında Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan 24.09.2008 tarihli hüküm ile verilen 42... gün hapis cezasının, 26... güne düşürülmesi sonrası verdiği 19.08.2024 tarihli dilekçesinde, cezasını infaz ettiği halde tekrar cezalandırılmasına karar verildiğini, 42... gün hapis cezasının infazı sırasında ceza infaz kurumunda hükümlü olarak geçirdiği sürenin, halen infaza konu cezasından mahsup edilmesine karar verilmesini istediği görülmektedir.
8.Hükümlünün hırsızlık, dolandırıcılık, sahte belge düzenlemek, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından verilen ve kesinleşen içtimalı 9 yıl 17... gün hapis cezasının infazı amacıyla, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.10.2024 tarihli ve 2024/7-14505 sayılı müddetnameye göre, 12.04.2022 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, infaza konu suç tarihlerinin 01.04.2016, 29.08.2018, 27.02.2019, 16.02.2020, 08.10.2020 olup, hükümlü hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan verilen ve 16.09.2009 tarihinde kesinleşen ve infaz edilen mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılması ve yasal değişiklikle cezadan indirime gidilmesi hatta suçun ortadan kaldırılması geçmişte gerçekleştirilen cezanın infazını haksız tutuklama durumuna getirmeyeceğinden, mahsup şartlarının süre yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde yapılan değerlendirmede, kesinleşen hüküm uyarlama yargılamasına konu edilse de, uyarlama yargılaması sonucu verilen hükmün kesinleşme tarihinin değil o suç nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen ilk hükmün kesinleşme tarihinin esas alınması gerektiğinden, halen infaza konu içtimalı cezaları bakımından mahsup şartlarının gerçekleşmediği, suçların tamamının, hükümlü hakkında Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşme tarihinden daha sonra olduğu anlaşılmakla, mahsup talebinin reddi yerine kabulüne ilişkin İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03.12.2024 tarihli ve 2024/2084 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,