"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
SAYISI : 2024/1932 (E), 2024/2201 (K)
İNCELEME KONUSU KARAR: Şartla tahliye kararının geri alınması talebinin reddine dair
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nitelikli yağma suçundan Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2008 tarihli ve 2008/21 Esas, 2008/139 Karar sayılı kararı ile 3 yıl hapis cezasına hükümlü ...'un, işbu cezasının infazı sırasında, 28.04.2015 tarihinden itibaren şartla tahliyesine ilişkin Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2015/419 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, şartla tahliyenin geri alınması talebinin reddine dair Nazilli İnfaz Hakimliğinin 15.05.2024 tarihli ve 2024/1932 Esas, 2024/2201 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.05.2025 tarihli ve 94660652-105-09-27433-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve 2025/71443 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve 2025/71443 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre; Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2008 tarihli ve 2008/21 Esas, 2008/139 Karar sayılı kararı ile 3 yıl hapis cezasına hükümlü ...'un, anılan cezasının infazına ilişkin Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca 1/2 üzerinden ve aynı Kanun’un ek 2. maddesindeki ayda 6 gün indirimden yararlandırılması suretiyle düzenlenen 13.02.2014 tarihli müddetnameye göre hükümlünün şartla tahliye tarihinin 28.04.2015, hakederek tahliye tarihinin ise 12.02.2017 olarak belirlendiği,
İnfaz hukukunda hükümlünün cezaevinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 647 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edildiği, bu nedenle denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre bihakkın tahliye tarihine kadar olacağı, hükümlünün denetim süresi içinde 30.07.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediği anlaşıldığından, şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 13.03.2003 tarihinde işlemiş olduğu nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılan ve hakkındaki hüküm kesinleşen hükümlü hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.02.2014 tarihli ve 2014/1-1 sayılı müddetnameye göre, 3 yıl hapis cezasının infazı amacıyla 13.02.2014 tarihinde ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün cezasından, suç tarihi itibariyle lehe olan 647 sayılı Kanunun 19 ve ek 2. madde hükümleri uyarınca ½ oranında ve ayda 6 gün indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye tarihinin 28.04.2015, bihakkın tahliye tarihinin ise 12.02.2017 olarak belirlendiği, Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2015/419 değişik iş sayılı kararı ile 28.04.2015 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, hükümlünün şartla tahliye olduktan sonra bihakkın tahliye tarihi olan 12.02.2017 tarihinden önce denetim süresi içerisinde 30.07.2015 tarihinde işlediği hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılmıştır.
3. Hükümlünün infaza konu cezasından dolayı şartla tahliye hakkından yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, şartla tahliye ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin altıncı fıkrasında 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi "Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre şartla tahliye süresinin belirlenmesi ve şartla tahliye kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olabileceği, somut olayda hükümlü hakkında şartla tahliye süresi bakımından lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi ve bihakkın tahliye tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu ve denetim süresi dolmadan kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü hakkında daha önce verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına, işlediği ikinci suçun ceza miktarıda dikkate alınarak ikinci suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde aynen infaz kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 647 sayılı Kanun ve 5275 sayılı Kanun hükümleri karma uygulanmak suretiyle ikinci suçun denetim süresi dolduktan sonra işlendiği gerekçesiyle, şartla tahliye kararının geri alınması ve aynen infaza ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin reddine dair İnfaz Hakimliğince verilen karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Nazilli İnfaz Hakimliğince verilen 15.05.2024 tarihli ve 2024/1932 Esas, 2024/2201 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2026 tarihinde karar verildi.