Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/4770 E. 2026/598 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1123 E., 2024/2103 K.

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2024 tarihli ve 2023/448 Esas, 2024/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/1123 Esas, 2024/2103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının teşebbüsün derecesinde hataya düşülerek eksik ceza tayini hususu eleştirilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eylemin yaralama kapsamında kaldığından bahisle suç vasfına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, meşru savunma ve sınırın aşılmasına aksi kanaat halinde üst sınırdan haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Taraflar arasında oto yıkama meselesi nedeniyle başlayan olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin belirlenemediği kabulü ile kuşkudan sanığın yararlanacağına ilişkin ilke çerçevesinde ve 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Mağdurun yaralanmasının niteliği ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca ceza tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde yer alan (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan "haksız tahrikin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve teşebbüsün derecesi" nedenleriyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarihli ve 2024/1123 Esas, 2024/2103 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§