"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3246 E. 2024/3221 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2024 tarihli ve 2024/577 Esas, 2024/592 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29... . maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/3246 Esas, 2024/3221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; işlenen suçun kasten yaralama suçu olduğundan bahisle suç vasfına, sanık lehine uygulanan indirim maddelerinin üst hadden uygulanması gerekirken asgari hadden uygulanmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Olay tarihinde tarafların alkol aldıkları ve kimin çıkardığı belli olmayan bir tartışma yaşadıkları, daha sonra ayrılarak ikametlerine gittikleri, aynı gün saat 20:00 sırasında kamera görüntüleriyle de sabit olduğu üzere sanık ile mağdur arasında tekrar tartışma yaşandığı, sanığın mağduru bıçakla kolundan yaraladığı, mağdurun bu yaralamaya ilişkin kolluk birimlerine başvurmak için çarşı merkezine geldiği sırada, mağduru çarşıda gören sanığın mağdurun arkasından parke taşı ile yaraladığı, parke taşını gögüs bölgesine atarak oradan uzaklaştığı, mağdurun alınan doktor raporunda hayati tehlike geçirecek ve (orta) 2. derece kemik kırığına sebep olacak nitelikte yaralanmasının olduğu olayda mani halin bulunmaması sanığın hedef gözetme imkanının ve mağdur ile arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin olmaması, ciddi bir engel neden olmadan eyleme kendiliğinden son vermesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu ve kasten yaralama suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafinin vasfa yönelik temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/3246 Esas, 2024/3221 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.