"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2024/2433 değişik iş
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
... Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'un, firar etmek eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44/2-l maddesi gereğince 1 gün hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 25.09.2024 tarihli ve 2024/418 sayılı kararına karşı hükümlü tarafından yapılan şikâyetin, disiplin soruşturmasının süresinde tamamlanmadığından bahisle kabulü ile disiplin cezasının iptaline ilişkin ... 2. İnfaz Hâkimliğinin 18.10.2024 tarihli ve 2024/704 Esas, 2024/904 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2024 tarihli ve 2024/2433 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve ... sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve 2025/62316 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve 2025/62316 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.” şeklindeki, aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan, “Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir. .” şeklindeki ve yine aynı maddenin 5. fıkrasında yer alan “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır...” şeklinde yer alan açıklamalar karşısında,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.01.2023 tarihli ve 2023/24 Esas, 2023/... Karar sayılı ilâmında, "...hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun'un 47/2. maddesi uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde Kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği hükümlü yakalandığında kullanılmak üzere ek süre talebinde bulunulması, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da yasa gereği hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğinden, hükümlü yakalandığında disiplin soruşturmasının tamamlanması için dosyanın soruşturmacıya gönderilmesi ve sanığın hukukî durumunun savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde bir karar alması, hükümlü yakalandığında dosyanın görevlendirilen soruşturmacıya gönderilmesi, yasada öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı ya da sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması ve disiplin soruşturmasının tamamlanması gerekirken, Kanun'da öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün firar tarihinden 4 ay 18 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen disiplin cezasının usûl ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla,..." şeklinde yer alan açıklamalar karşısında,
Belirtilen sürelere ve usullere uyularak disiplin soruşturmasının yapılması ve tamamlanması gerektiği, somut olayda da, anılan ceza infaz kurumunda iken 09.09.2024 tarihinde firar ettiğinin anlaşıldığı, aynı gün hakkında tutanak tutulan hükümlünün, disiplin cezasını gerektiren eyleminin öğrenilmesinden itibaren 5 gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanıldığı ve yine anılan disiplin soruşturmasının da 15 günlük sürede tamamlandığı gözetilmeyerek hücreye koyma disiplin cezasının kaldırılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün
Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin (2), (3), (4) ve (5) nci fıkraları;
(2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.
(3)Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.
(4) Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Haklarında disiplin soruşturması yapılanlara, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir. Savunma yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü savunma tutanakla saptanır. Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmaları tercüman aracılığıyla alınır.
(5) Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Hükümlünün disiplin soruşturmasına konu 09.09.2024 tarihli eylemi ile ilgili olarak aynı gün kurum görevlileri tarafından tutanak tutulduğu ve kurum en üst amiri tarafından 10.09.2024 tarihinde disiplin soruşturması yapılmak üzere muhakkik tayin edildiği, muhakkik tarafından disiplin soruşturmasının 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen emredici ve hak düşürücü süre olarak kabul edilen 15 gün içinde tamamlanması, bu süre içerisinde tamamlanması eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre mümkün görülmediği takdirde, soruşturma süresinin 7 güne kadar uzatılması için İnfaz hakimliğinden yazılı ek süre alınması ve alınan sürede kullanılmak suretiyle disiplin soruşturmasının tamamlanması ve hazırlanan raporun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması gerekirken, ek süre alınmaksızın kanunda öngörülen 15 günlük yasa süre geçtikten sonra disiplin soruşturmasının tamamlanarak 25.09.2024 tarihli raporun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulduğu anlaşılmakla, kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan düzenlenen disiplin soruşturması raporuna dayanılarak verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, hükümlünün şikayetinin kabulüne dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2026 tarihinde karar verildi.