"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1030 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
...Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in, özel izne ayrılma talebinde bulunması üzerine, hükümlünün evvelce 30.01.2018 tarihli firar eylemi nedeniyle 14.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile eklenen 5275 sayılı Kanun 97/3. maddesi gereğince talebinin reddine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 27.11.2024 tarihli kararına karşı yapılan şikâyetin kabulü ile anılan kararın iptaline ilişkin ...İnfaz Hâkimliğinin 06.12.2024 tarihli ve 2024/3102 Esas, 2024/3120 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii ...Ağır Ceza Mahkemesinin 18.12.2024 tarihli ve 2024/1030 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2025 tarihli ve 94660652-105-52-2006-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve 2025/66108 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve 2025/66108 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"İnfaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.", 3. fıkrasında yer alan, "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır." şeklindeki,
14.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 40. maddesi ile eklenen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 97/3. maddesinde yer alan, "İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, hükümlünün özel izne ayrılma talebinde bulunması üzerine, anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 27.11.2024 tarihli kararı ile hükümlünün evvelce firar ettiğinden bahisle talebin reddine karar verilmesini müteâkip, hükümlü tarafından yapılan şikâyetin, hükümlünün firar eyleminin evvelce infaz etmekte olduğu cezanın infazı esnasında gerçekleştirdiği, şu an infaz etmekte olduğu cezaya ilişkin firar eyleminin olmadığı, bu sebeple hükümlünün özel izin hususunda yasal şartları taşıdığı gerekçesiyle kabulüne karar verilip, şikâyetin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz da reddedilmiş ise de,
5237 sayılı Kanun'un 7/3. maddesinde yer alan düzenlemeye nazaran, 14.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile eklenen 5275 sayılı Kanun'un 97/3. maddesindeki düzenlemenin, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olmaması karşısında, hükümlü hakkında derhal uygulanması gerektiği, bu itibarla anılan düzenlemenin hükümlünün firar tarihi itibariyle henüz yürürlüğe girmemiş olmasının hükümlü hakkında uygulanmasına engel teşkil etmediği ve hükümlünün evvelce gerçekleştirdiği firar eylemi nedeniyle özel izne ayrılamayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlünün infaza konu 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının infazına 31.07.2024 tarihinde başlandığı, bu cezasının infazı sırasında 27.11.2024 tarihli dilekçesi ile özel izne çıkmak istediğini bildirmesi üzerine, hükümlünün uyap kayıtlarında halen infaza konu içtimalı cezasına dahil olmayan, bihakkın tahliye tarihi geçmiş başka bir cezasının infazı sırasında 30.01.2018 tarihinde Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar ettiğine dair kayıt bulunması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un 97. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "(3) (Ek:14/4/2020-7242/40 md.) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler ile firar eden hükümlülere bir daha özel izin verilmez." hükmü uyarınca talebinin reddine karar verilmiş ise de, hükümlünün firar ettiği tarihte infaz edilmekte olan cezasının hükümlünün yakalanması sonrasında infaz edilerek ceza infaz kurumundan tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihinin dolduğu ve cezasının infazının tamamlandığı, hükümlünün infazı tamamlanan o cezasından dolayı tekrar ceza infaz kurumuna alınmasının mümkün olmadığı, başka suçlardan almış olduğu mahkumiyet hükümlerinin infazı sırasında, içtimaya dahil olmayan, infazı tamamlanan cezasının infazı sırasında işlediği firar eyleminin aleyhe değerlendirilmesinin ve özel izin talebinin reddine gerekçe yapılmasının yasal ve doğru olmadığı anlaşılmakla, somut olayda 97. maddenin üçüncü fıkrasının uygulanmasının yasal şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlünün şikayetinin kabulüne dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,