"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1609 E., 2024/1441 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Tebliğnamede adlarına yer verilen katılan ... ve mağdur ...'ye yönelik eylemlerle ilgili olarak temyiz başvurusu bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2015/250 Esas, 2024/353 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/1609 Esas, 2024/1441 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin Cumhuriyet savcısı ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; katılan ...'e yönelik suçun sabit olduğuna,delillerin hatalı değerlendirildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre; katılan ... ve arkadaşları ile sanıkların ... isimli eğlence mekanında bulundukları sırada aralarında yaşanan tartışmanın kavgaya evrildiği, eğlence mekanının dışına çıkan taraflardan katılan ...'in iki ayrı ateşli silahtan yapılan atışlarla sol femur laterali ve sol parietal bölgeden basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı, nitekim olay yerinde bu silahlardan atıldığı tespit edilen 9 adet boş kovanın ele geçtiği anlaşılmakla; katılan ...'in ilk aşamada yaralı olarak getirildiği, hastanede alınan beyanlarında kendilerine ..., ... ve yanlarındaki tanımadığı iki kişinin ateş ettiğinden söz ettiği, olayın gerçekleştiği yerin işletmecisi olan ve taraflarla bir husumeti bulunmadığı anlaşılan tanık ...'ın soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan beyanında, tarafların türkü evinde bulundukları sırada, aralarında yaşanan kavga sonrasında katılan ... ve beraberindeki arkadaşlarının dışarı çıktıklarını, akabinde sanıkların peşlerinden gittiklerini ve hemen sonrasında silah seslerinin gelmeye başladığına ilişkin beyanda bulunduğu, yine tanık ...'in de benzer nitelikte anlatımlarının olduğu tanığın soruşturma aşamasındaki samimi ve açık beyanı, bunu destekleyen delillere ve olayın gerçekleşme şekli birlikte değerlendirildiğinde sanıkların iştirak iradeleri ve olaydaki rolleri birlikte değerlendirilip katılan ...'e yönelik gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi yerine oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz sebepleri sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/1609 Esas, 2024/1441 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.03.2026 tarihinde karar verildi.