"İçtihat Metni"
T U T U K L U
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/728 E. 2025/675 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edelerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2024 tarihli ve 2023/559 Esas, 2024/630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 05.03.2025 tarihli ve 2025/728 Esas, 2025/675 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf isteminin 5271 sayılı Kanun’un 280/1 (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; eylemin kasten yaralama suçu olduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrik indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinden bahisle eksik cezaya ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışın bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, uygulanacak başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un kasten öldürme suçunun nitelikli hallerini düzenleyen 82/1-g maddesi kasten öldürme suçunun kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesini konu almıştır. Katılanın kollukta ve mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadelerinde ''2020 senesinde ...'nın dediği gibi sokağın ortasında ailesini darp ederken biz şahit olduk, şahit olduk diye başımıza bela oldu, annesinin de karakolda beyanları mevcûttur, polislere biz de ifade vermek zorundaydık,... ...'yı ailesini darp ederken gördün mü dedi, ben de 'gördüm' dedim, sonrasında ... ... bize kafayı taktı, aileme taktı kafayı'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Katılanın beyanında ifade ettiği üzere davaya konu yaralama eylemini teşkil eden husumetin katılanın yapmış olduğu tanıklıktan kaynaklandığı bu hususun tespitine yönelik olarak katılanın tanıklık yapmış olduğu sanığın ailesini darp ettiği dosyanın ilgili birimlerden istenilerek incelenmesi, sanığın, eylemini tanık olan katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeni ile gerçekleştirdiğinin anlaşılması durumunda eyleme konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g maddesi kapsamında kalacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabule göre de; sanığın katılana 7 kez ateş ettiği, katılanın 7 farklı bölgeden yaralandığı ve batın bölgesine isabet eden 2 adet kurşunun ayrı ayrı yaşamını tehlikeye sokacak, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek biçimde olduğu anlaşılan olayda, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak makul (orta) hadden uzaklaşılarak bir ceza belirlenmesi gerektiği
gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe başlığı altında (2 ve 3) numaralı parağraflarda paragrafında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 05.03.2025 tarihli ve 2025/728 Esas, 2025/675 Karar sayılı kararının ''eksik ceza tayini ve suç vasfı'' yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,