"İçtihat Metni"
T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1719 E., 2025/400 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek
onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2024 tarihli ve 2023/282 Esas, 2024/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-a, 29, 53/1-2-3, 58/7. maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2024/1719 Esas, 2025/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan ..., sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, sanığın tasarlama kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirdiğinin saptandığı, sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/3. maddesindeki “ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğine” ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanıp 5275 sayılı Kanun'un 108/1. maddesi uyarınca infazı yapıldıktan sonra tekrar suç işleyerek ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmış olması zorunluluğu karşısında, sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/69 Esas ve 2021/628 Karar sayılı ilamının infaz kayıtlarının dosyaya celbedilmemiş olmasına nazaran UYAP sisteminden temin edilerek dosyaya eklenen adli sicil kaydına göre, söz konusu ilamın 02/07/2024 tarihinde infaz edildiği, infaz tarihinin mevcut dosyadaki suç tarihinden sonra olduğu, dolayısıyla ikinci kez mükerrirliğe ilişkin yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla; hükümde mükerrir olan sanık hakkında
5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde sanığın ikinci kez mükerrir olduğuna karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi lehe hükümlerin uygulanması yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2024/1719 Esas, 2025/400 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan "sanık hakkında cezanın infazında TCK'nin 58/7. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına" ibaresinin çıkarılarak, "mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.