"İçtihat Metni"
T U T U K L U
T A H L İ Y E T A L E P L İ
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/185 E., 2025/174 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.11.2024 tarihli ve 2024/403 Esas, 2024/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-f, 35/2, 53/1-2-3, 58. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.02.2025 tarihli ve 2025/185 Esas, 2025/174 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın katılanı silahla hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı olayda; katılandaki yaralanmanın niteliği dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul hadden kısmen uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirdiğinin saptandığı, suçta kullanılan araç, darbe yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, sanığın eylem sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme ve eleştiri nedenleri hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Hükümden sonra 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesinde yer alan "...durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." ibaresi "...durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiş olup sanık lehine yapılan bu değişikliğin gözetilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında sanık hakkında yazılı şekilde ikinci kez mükerrir olması sebebiyle koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri lehe hükümlerin uygulanması yönünden yerinde görüldüğünden Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 06.02.2025 tarihli ve 2025/185 Esas, 2025/174 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan "sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,