"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/987 E., 2024/3035 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının düzelterek esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli ve 2023/1587 Esas, 2024/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-a, 87/2-b, 87/2-son, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/987 Esas, 2024/3035 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; ceza miktarına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının ve katılan Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte haksız tahrik hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirdiğinin saptandığı, sanığın eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, ilk haksız eylemin sanıktan geldiği, katılandan sanığa yönelen etki-tepki dengesini bozacak nitelikte haksız söz veya eylemin bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, uygulanması mümkün başkaca lehe hüküm bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir" şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren ve kamu davasına katılan Bakanlık lehine, sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 27.11.2024 tarihli ve 2024/987 Esas, 2024/3035 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA,
bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasına “katılan Bakanlık kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesi uyarınca, katılan Bakanlık yararına 30.000 TL vekâlet ücretinin sanıktan alınıp katılan Bakanlığa verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.