Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/3236 E. 2026/2580 K.

"İçtihat Metni"

T U T U K L U

D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E

T A L E P L İ

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1715 E., 2025/402 K.

SUÇLAR : Kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında kasten öldürme suçundan verilen hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2023/416 Esas, 2024/300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2024/1715 Esas, 2025/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; gerekçeye, tasarlama hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrikin derecesine, cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit hükümlerine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız tahrike ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulaması sırasında dosya içeriğine göre, maktulün sanığın eşi ile olay tarihinden önce gönül ilişkisi yaşadığı, bu durumu sanığın öğrenmesi üzerine maktulün farklı zamanlarda sanığa tehdit ve hakaret içerikli mesajlar ve ses kaydı gönderdiğinin tespit edilmesi nazara alındığında, maktulden sanığa yönelen haksız davranışların ulaştığı boyut gözetilerek 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nin 29. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında asgari ve azami oranlar arasında makul (orta) oranda bir indirim yapılması yerine yazılı şekilde asgari oranda indirim uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Hüküm Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi "haksız tahrikin derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2024/1715 Esas, 2025/402 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2026 tarihinde karar verildi.

§