Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/3134 E. 2026/2104 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/555 E., 2024/346 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

KARAR : Direnme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2023/555 Esas, 2024/346 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/893 Esas, 2023/6197 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307. maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle;

Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.10.2023 tarihli ve 2023/893 Esas, 2023/6197 Karar sayılı kararı ile, yağma suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2023/555 Esas, 2024/346 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi özetle, cezanın yetersiz tayin edildiğine, vekâlet ücretine,

2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,

ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanığın savunmalarında, eski eşi olan katılana ait cep telefonunu aralarında süre gelen anlaşmazlıklara delil elde etmek amacıyla incelemek maksadıyla aldığını ifade ettiği, tüm dosya kapsamına göre bu savunmasının aksinin ispatlanamadığı anlaşılmakla yağma suçunun zorunlu unsuru olan yararlanma kastının bulunup bulunmadığı hususunda şüphe oluştuğundan sanık hakkında yağma suçunun unsurlarının oluşmaması nedeni ile beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.10.2023 tarihli ve 2023/893 Esas, 2023/6197 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

24.03.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Sanığın eski eşi olan katılanı kuaföre girdiği esnada, bileğinden tutarak zorla dışarı çıkardığı ve katılana; "Seni öldüreceğim, orospu kaltak, sen benimle tekrar birleşmeyeceksin!" diyerek yumruk vurduğu, saçından çektiği, üzerinde bulunan bıçağı çıkarıp bir kaç defa yüzüne vurduğu, yere yatırıp ayağını kafasının üzerine koyduğu, bıçağı boynuna vurduğu ve katılanı etkisiz hale getirdikten sonra katılana ait cep telefonun içinde bulunduğu çantayı katılanın rızası dışında alarak kaçtığı olayın katılanın 17.30 da servisle işten ayrılmasından bir süre sonra 18.00 civarında gerçekleştiği, polis memurlarınca düzenlenen Yakalama, Üst Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı içeriğinden şüphelinin yakalanması çalışmaları sırasında aynı gün saat 23.00 de yakalandığı, üzerinde bulunan katılana ait telefonu kendisini yakalayan polis memurlarına teslim ettiği anlaşılmıştır.

Sanık ... katılan olay öncesi boşanmış, bu karar kesinleşmiştir. Sanıkla katılan arasında suçun işlendiği tarih itibariyle devam eden dava bulunmamaktadır. Dolayısıyla sanığın delil elde etmek amacıyla incelemek için telefonu aldığına ilişkin savunması suçtan kurtulmaya yönelik olduğu için itibar edilemez.

Silahla işlenen nitelikli yağma suçunun tüm unsurları oluşmuştur. Sanığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılması yönündeki direnme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun direnme kararının yerinde olmadığına dair kararına iştirak etmemekteyim.

§