Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/3041 E. 2026/3228 K.

"İçtihat Metni"

T U T U K L U

D U R U Ş M A VE T A H L İ Y E T A L E P L İ

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/745 E., 2025/909 K.

SUÇ : Kasten öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafii ve katılan vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/207 Esas, 2024/442 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 53/1. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.02.2025 tarihli ve 2025/745 Esas, 2025/909 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin tasarlanarak ve canavara hisle gerçekleştirildiğinden bahisle suç vasfına ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ya da haksız tahrik, takdiri indirim ve lehe olan diğer hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olarak tanımlanması karşısında, sanığın canavarca hisle öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak, yeterli, kesin kanıt bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre bozma nedeni dışında ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılmasına ilişkin hükümlerin uygulanma koşullarının oluşmadığı, ilk haksız eylemin sanıktan geldiği, maktulden sanığa yönelen etki-tepki dengesini bozacak nitelikte haksız söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, ceza miktarı itibariyle diğer lehe hükümlerin kanunen uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız

ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği, yasal ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlı olduğu, temyize konu kararda Mahkemece; "adalet ve nesafet kuralları ile bağdaşmayacağı, cezanın subjektif ve objektif etkisinin sağlanamayacağı" şeklindeki gerekçeye istinaden sanık lehine takdiri indirim sebebi uygulanmamasına karar verilmiş ise de, bu gerekçenin yasal bir gerekçe olmadığı gibi sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan herhangi bir olumsuz tutum ve davranışının da bulunmadığı, varsa değerlendirmeye esas alınan olumsuz kişilik özelliklerinin neler olduğunun da gösterilmediği, bu durumda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken soyut, dosya kapsamı ile uyumlu olmayan, yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi "takdiri indirim" yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.02.2025 tarihli ve 2025/745 Esas, 2025/909 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

§