Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/2998 E. 2026/2782 K.

"İçtihat Metni"

T U T U K L U

D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E

T A L E P L İ

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/310 E., 2025/174 K.

SUÇ : Nitelikli kasten öldürme

HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2024 tarihli ve 2022/512 Esas, 2024/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d-f, 29. maddeleri uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.01.2025 tarihli ve 2025/310 Esas, 2025/174 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının; hak yoksunluklarına ilişkin hüküm tesis edilmemiş olması infaz aşamasında gözetilebileceği mümkün olduğundan eleştirilmek ve hükme ''Katılan kurum ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibarıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine'' ibaresi eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrikin derecesine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Dosya kapsamına göre; sanığın, olay günü maktulün bulunduğu Kuşçular Kooperatifine oyun oynamak için gittiği, maktulün sanığı görmesi üzerine oradan ayrıldığı, sanığın da bir süre sonra ayrılarak maktulün ikametine yöneldiği, motosikletini ikamete yakın boş bir araziye park edip maktulün evinin avlusunda beklemeye başladığı, saat 05.00 sıralarında ikametine gelen maktulle karşılaştığı, aralarında çıkan tartışma ve kavga sırasında yerden aldığı parke taşı ile maktulün baş bölgesine birden çok kez vurduğu, maktulün künt kafa travmasına bağlı kafatası kubbe ve kaide kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması sonucu öldüğü anlaşılan olayda;

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapılan aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında uygulanmadığı anlaşıldığından, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık ile maktulün boşanmış olmaları nedeniyle sadakat yükümlülüğü olmayan maktule atfedilen aldatma veya başka biriyle görüşme iddialarının sanık yönünden haksız tahrik oluşturacak nitelikte bir fiil olarak kabul edilemeyeceği, olay anında maktulün sanığa hakaret ettiği ve tahrik edici sözler söylediği yönündeki savunmanın ise yalnızca sanığın beyanına dayandığı, bunu doğrulayan doğrudan ve tarafsız herhangi bir görgü tanığı anlatımının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince dayanılan tanık...ün, maktulün sanığın iş yerine giderek sanık hakkında olumsuz ifadeler kullandığına dair anlatımlarının bizzat görgüye değil, iş yerindeki çalışanlardan edindiği duyuma ilişkin olduğu, mezkûr anlatımın kabulü halinde dahi olay tarihinden yaklaşık bir ay önceye ilişkin olması nedeniyle öldürme fiiliyle doğrudan bağlantılı, ani ve yoğun bir haksız hareket olarak kabul edilemeyeceği, buna karşılık hakkında uzaklaştırma kararı bulunan maktulün ikametine gece vakti gidip avluda bekleyen sanığın ilk haksız hareketi gerçekleştiren taraf olduğu gözetilmeden, uygulama koşulları bulunmadığı halde sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünün (3) paragrafında açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.01.2025 tarihli ve 2025/310 Esas, 2025/174 Karar sayılı kararının haksız tahrik yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,

Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alındığında sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

§