"İçtihat Metni"
T U T U K L U
D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/4432 E., 2025/180 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafii ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/25 Esas, 2024/423 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.01.2025 tarihli ve 2024/4432 Esas, 2025/180 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafi ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığından bahisle suç vasfına, meşru savunma, sınırın aşılması ve kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin azami hadden uygulanması talebine ilişkindir.
2.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, sanık lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kanun yararına bozma talebi sonucunun beklemesi gerektiğine, her bir katılan lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Maktul ... ile sanığın kızı ...'nın evli ve bir müşterek çocuklarının bulunduğu, evliliklerinde sorunlar yaşadıkları, öncesinde maktul ...'in eşe karşı kasten yaralama suçundan ceza aldığı, 6283 sayılı Kanun kapsamında verilen çok sayıda tedbir kararının bulunduğu, yine feragat nedeniyle reddine karar verilmiş boşanma davasının da bulunduğu, en son olayda 1 hafta önce maktulün eşine şiddet uygulaması nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı verildiğinden eşi ...'nın yanına çocuğunu da alıp arabalarıyla babaevi olan sanığın evine geldiği, sanığın Kumluca'da doktor olan oğlu ...'in de kız kardeşini görmek ve bu sorunlar hakkında ailecek konuşmak için olayın olduğu hafta sonu babasının evine geldiği, eşi ...'nın baba evine gittiğini öğrenen maktul ...'in bu duruma sinirlenerek telefondan sürekli eşi ...'yı aramaya başlayınca onun yerine telefona abisi ...'in baktığı,...'in telefonu açan ...'e küfürler ettiği, olayın olduğu güne dönen gece maktul ...'in alkollü bir şekilde sanığın evine gelip hakaretler ederek arabasını kendisine vermelerini istediği, ...'in arabanın anahtarını maktule vererek hakkında uzaklaştırma kararı olduğunu hatırlatıp gitmesini ve bir daha gelmemesini söylediği, olay günü sabah saatlerinde maktul ...'in tekrar eşi ...'nın telefona çıkan abisi ...'e hakaret ve tehditlerde bulununca ...'in olay günü öğle saatlerinde jandarmayı arayarak maktul ...''den şikayetçi olduğu, jandarma ekiplerinin eve gelerek tutanak tutup işlem yaptıkları, eve gelen jandarma görevlisi tanık ...'nin ...'e kendi telefonunu vererek herhangi bir olumsuzluk olursa kendisini arayabileceğini söylediği, maktulün ise dışarda arkadaşları olan tanıklar ... ve ... ile birlikte alkol aldıktan sonra hadi beraber arabayla dolaşalım diyerek ani bir kararla kayınbabası olan sanık ...'in evine sürdüğü, evinin önüne alkollü bir şekilde gelerek araçtan iner inmez bağırıp küfürler ederek zemin katta bulunan evin kapısını çaldığı, kapıyı ...'in açtığı, tartışmaya başladıkları, bu sırada sanık ...'in arabada iki kişinin daha olduğunu görünce yanlarına giderek niye geldiklerini sorup uzaklaşmalarını istediği, araçtaki tanıklar ... ve ...in olay yerinden yürüyerek yaklaşık 500 metre uzaklaştıkları, ...'in de eline telefonunu alıp sabah numarasını aldığı jandarma görevlisini yardım etmesi amacıyla aramak istediği esnada tartışmanın büyüyerek evin önünde boğuşmaya başladıkları, oğlunun ve damadının iki araç arasında yerde boğuştuğunu gören sanık ...'in eve girip evde bulunan kendisine ait çift kırma av tüfeğini alarak yakın mesafeden ( yaklaşık 1 metre) ...'in bacaklarına doğru 2 el ateş ettiği, ...'in her iki bacağından da yaralandığı, hastanede hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı nitelikli öldürme koşullarının oluşmadığı, meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre kanun yararına bozma talebi sonucunun beklememesinde isabetsizlik bulunmadığı, vekalet ücreti uygulamasının yerinde olduğu anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması sırasında, maktulden sanığın çocuklarına yönelen ve haksız tahrik oluşturan davranışların niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alınarak haksız tahrik nedeniyle indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması sırasında 12-18 yıl arasında asgari hadden kısmen uzaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken 14 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı bentte açıklanan " haksız tahrikin derecesi" nedeniyle sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.01.2025 tarihli ve 2024/4432 Esas, 2025/180 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine,
Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Maktul ...'in sanık ...'nın damadı olduğu, maktul ile eşinin boşanma aşamasında oldukları bu nedenle kavgalı oldukları ve maktul hakkında uzaklaştırma kararlarının bulunduğu, boşanma aşamasında oldukları için maktulün eşinin 6 yaşındaki kızını da yanına alarak olay gününden 1 gün önce babasının evine sığındığı ve olay günü babasının evinde bulunduğu, olay günü olan 04/03/2023 günü saat 18:30 sıralarında sanığın damadı olan maktul ...'in yanında iki arkadaşı ile birlikte alkollü vaziyette 07... plakalı araç ile boşanma aşamasında olduğu eşi ... ...ile görüşmek için kayınbabası olan sanık ...'nın ...İlçesi ...Mahallesinde bulunan ikametinin önüne geldiği, maktul ...'in geldiği arabayı ikametin önüne koyup evin kapısını çaldığı , kapıyı ilk olarak sanığın oğlu olan ...'nın açtığı, ... ile maktul ...'in kapının önünde sözlü olarak tartışmaya başladıkları, maktul ...'in hakaret ve küfürler ettiği, maktul ile ... arasındaki sözlü tartışmanın büyüdüğü, ... ile maktul ...'in evin önünde boğuşmaya başladıkları, oğlunun ve damadının evin önünde boğuştuğunu gören sanık ...'nın ikametinde bulunan kendisine ait ruhsatlı çift kırma av tüfeğini alarak maktul ...'in bacaklarına doğru yakın mesafeden 2 el ateş ettiği ve maktulün her iki bacağından da yaralandığı, meydana gelen olay sonrasında maktul ...'in ...Devlet Hastanesinden yapılan ilk muayenesinin ardından ileri tetik ve tedavisi için kaldırılmış olduğu ... Eğitim Araştırma Hastanesinde 04/03/2023 günü saat 23:05'te yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği olayda, dairenin haksız tahrikten daha fazla indirim yapılması amacıyla yaptığı bozma konusunda ihtilaf bulunmamakla birlikte, sanığın öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.
5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
1. Kızıyla arasındaki sorunlar ve kızına davranışları nedeniyle damadı olan maktul ile sanık arasında bazı sorunlar yaşanmış olsa da, öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet bulunmaması,
2. Maktulün saldırgan bir tavırla evlerine gelerek oğluyla kavga etmesi üzerine sanığın hedef alarak katılanın ayağına doğru iki el ateş etmesi,
3. Ateş mesafesinin ayağa nişan almasına imkan verecek yakınlıkta olması,
4. Mani hal bulunmamasına rağmen hayati bölgelerine nişan almaması ve ateş etmekten kendiliğinden vazgeçmesi,
5. Maktulün yaralanmasından sonra sanığın doktor olan oğlunun kanamayı durdurmak için müdahale etmesi ve 112 yi aramaları,
Hususları dikkate alındığında, bir kaç metre gibi çok yakın bir mesafeden atış etmesi nedeniyle istemesi halinde katılanların vücudunun hayati bölgelerinden vurabilecek olan sanığın, katılanların bacak bölgesini hedef alması karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olduğu ve verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanığın fiilinin, adam öldürme olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.