Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/2804 E. 2026/351 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/803 E., 2025/266 K.

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi sanık müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli ve 2023/278 Esas, 2024/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 62... maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.01.2025 tarihli ve 2024/803 Esas, 2025/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;teşebbüsün derecesine, eksik ceza tayinine ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, eylemin bilinçli taksir ve olası kast olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle suç vasfına, eylemin haksız tahrik altında gerçekleştirildiğine ilişkindir.

3.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ceza tayininin üst sınırdan yapılması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin bozma nedeni saklı kalmak üzere usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından doğrudan kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı ve katılanın yaralanmasının niteliği nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı, uygulanması mümkün başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık hakkında iddianameyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan dava açıldığının anlaşılması karşısında sanığa 5237 sayılı Kanun'u 81/1. ve 35. maddeleri uyarınca verilen ve iddianame yerine geçen belge niteliğindeki görevsizlik kararı okunmadan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Katılanın göğüs ve batına nafiz ateşli silah yaralanmasına bağlı kısmi hemikolektomi (barsakların kısmen alınması) splenektomi (dalak organının alınması) ve diafram (karın zarı) cerrahi onarımına neden olarak hayati tehlike geçirmesine, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesiyle sonuçlanan olayda, teşebbüs nedeniyle sanık hakkında 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul ve üst sınır arasında bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri savunma hakkının kısıtlanması ve teşebbüsün derecesi yönlerinden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.01.2025 tarihli ve 2024/803 Esas, 2025/266 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

İstinaf bozması öncesi verilen karara yönelik aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanık ...'ın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§