"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/113 E., 2024/82 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2024 tarihli ve 2023/90 Esas, 2024/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/113 Esas, 2024/82 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 303/1-h ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesine, kanuni ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulama koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında düzenlenen ... Üniversitesi'nin 01.03.2023 tarihli ''madde kullanımına bağlı psikotik bozukluk'' adlı akıl hastalığının bulunduğuna dair sağlık kurulu raporu ile ... Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22.12.2023 tarihli ve ... Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 28.06.2024 tarihli "suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğunu gösterecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, bu duruma göre sanığın 14.02.2023 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu" şeklindeki raporları arasında çelişki bulunduğu gözetilerek; çelişkinin giderilmesi amacıyla sanığın önceki rapor ve varsa tedavi evraklarının getirtilip dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilerek gerekli muayenesinin yaptırılması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında belirtilen cezai ehliyetini ortadan kaldıracak surette akıl hastalığı veya
zayıflığı olup olmadığına dair rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
3.Hükümden sonra 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14.maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesinde yer alan "...durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." ibaresi "...durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiş olup sanığın lehine yapılan bu değişikliğin gözetilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında sanık hakkında yazılı şekilde ikinci kez mükerrir olması sebebiyle koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanığın katılanı sol göğüs bölgesinden, hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 11 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2,3,4) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi eksik araştırma, teşebbüsün derecesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/113 Esas, 2024/82 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.01.2026 tarihinde karar verildi.