"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2594 E., 2024/3056 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstinaf bozması üzerine İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2024 tarihli ve 2023/106 Esas, 2024/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmedilen cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 15.10.2024 tarihli ve 2024/2594 Esas, 2024/3056 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; aleyhe bozma yasağının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin inandırıcı mahkumiyete yeter, hukuka uygun delil olmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığına, öldürme kastı bulunmadığına, adli raporun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığına, haksız tahrikin derecesine, tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, adil yargılanma hakkının ve aleyhe bozma yasağının ihlal edilmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı,hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında sanığın mağduru altısı kafa bölgesinde, biri sağ omuz bölgesinde olmak üzere olmak üzere toplamda 10 bıçak darbesiyle yaraladığı ve göğüs boşluğuna nafiz yaralanmasının hayati tehlikeye neden olduğu nazara alındığında, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, haksız tahrik nedeniyle belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, ceza miktarı nazara alındığında başkaca lehe hükümlerin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 15.10.2024 tarihli ve 2024/2594 Esas, 2024/3056 Karar sayılı kararında sanık müdafilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.02.2026 tarihinde karar verildi.