Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2025/1071 E. 2026/2888 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/2000 E., 2024/2042 K.

SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2024 tarihli ve 2021/341 Esas, 2024/199 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/2000 Esas, 2024/2042 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, vekalet ücretine hükmedilirken maddi hata yapıldığına ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, öldürme kastı olmadığına, üst sınırdan haksız tahrik indirimi uygulanması, ceza verilmesine yer olmadığına veya beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın olay tarihinde işlediği suça ilişkin cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği, suç aletinin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, yara yerleri ve sayısı ile katılanda meydana gelen yaralanmaların ağırlığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dosya kapsamına göre;

a) Katılan ...'ın doğum tarihi 16.11.2006 olup suç tarihinde 14 yaşında olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,

b) Sanığın beyanlarında, olay öncesinde katılanın kendisine küfür ettiğini ve olay yerinde buluştuklarında tartıştıklarını, katılanın bıçak çıkarması üzerine onu bıçak ile yaraladığını beyan ettiği, ancak sanığın beyanlarında kimin olay yerine çağırdığı hususunda çelişkili beyan verdiği, olay anına ait kamera görüntülerinde, sanık ile katılanın karşılaşmaları üzerine sanığın belinden bıçak çıkardığı, katılanın ara sokağı göstererek yöneldiği sırada sanığın katılanı bıçaklamaya başladığının görüldüğü, olaya tanık olan sanığın akrabası tanık...'ın da beyanlarında, katılanın hakaret ya da sanık lehine tahrik uygulanmasını gerektirecek bir eyleminden söz etmemesi karşısında, sanığın olaydan bir gün önce tanık...'ın telefonundan katılan ile konuştuğu ve katılanın kendisine küfür ettiğine dair beyanını denetleyecek şekilde aralarında telefon görüşmesi olup olmadığını da araştırdıktan sonra sanık lehine haksız tahrik hükmü uygulanıp uygulanmayacağının denetime elverişli şekilde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

c) Katılan lehine vekalet ücreti takdirinde, sanık isminin "..." yerine, "...olarak yazılması hukuka aykırılık bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/2000 Esas, 2024/2042 Karar sayılı kararının, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e maddesi, haksız tahrik hükmü ve maddi hata yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.04.2026 tarihinde karar verildi.

§