Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Ceza Dairesi

Dosya2024/8061 E. 2026/258 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/3341 E., 2020/2547 K.

SUÇLAR: Kasten yaralama, silahla tehdit, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana yönelik mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarına göre anılan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-b maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, İlk Derece Mahkemesince sanığın beraatine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 29, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarih, 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı, istinaf mercii tarafından mahkûmiyet kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ... ... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2020 tarihli ve 2020/202 Esas, 2020/188 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;

b. Sanık hakkında katılana karşı tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereği beraatine,

Karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/3341 Esas, 2020/2547 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

a. Sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 87/2-b-son, 29, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;

b. Sanık hakkında katılana karşı silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 29, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, sanığın öldürme kastı bulunduğıundan bahisle suç vasfına, haksız tahrik ve takdiri indiriminin uygulanmaması gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın suç kastının bulunmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. Katılanın arızalı cep telefonunu tamir ve bedeli karşılığında sanığa teslim ettiği, tamirin çeşitli sebeplerle gecikmesi üzerine taraflar arasında telefon/para iadesi hususunda tartışmalar yaşandığı, katılanın beyanına göre olay öncesinde tehditte bulunmadığı ancak küfür etmiş olabileceğini ikrar ettiği, sanığın ise katılanın telefon görüşmelerinde sinkaflı sözler sarf edip tehditkâr ifadeler kullandığını savunduğu; 07.01.2020 günü sanığın telefon ve parayı iade etmek üzere katılanın çalıştığı işyerine gittiği, burada taraflar arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, tarafsız tanık...’in hazırlık ve duruşma beyanlarıyla desteklenen kabul uyarınca ilk fizikî saldırının katılandan sadır olduğu, kavga esnasında sanığın bıçak kullanarak katılanı sol skrotum/testis bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp raporu ve epikriz içeriğiyle yaralanmanın hayati tehlike doğurduğu ve orşiektomi (sol testisin cerrahi müdahaleyle alınması) nedeniyle organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesi neticesini meydana getirdiği; katılanın yaralı halde işyerinden çıkıp aracına bindiği, sanığın katılanın aracına yönelerek bıçakla camlara vurmak suretiyle zarar verdiği ve elinde bıçak olduğu halde “seni yaşatmayacağım” şeklindeki sözlerle katılanı tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının gerçekleşmediği, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Katılanın sol skrotum (testis torbası) bölgesine tek bıçak darbesi/girişine bağlı olarak; sol testisin ön yüzünde yaklaşık 3–4 cm uzunluğunda kesici-delici aletle oluşmuş cilt kesisi, skrotal hematom (testis torbası içinde kan birikimi) ve tunica albuginea (testisi saran sert kılıf tabakasının) açılması saptanmış, yapılan cerrahi eksplorasyonda tunica vaginalis (testisi saran iç zar) içinde 200 cc koagüle kan (koagulom) boşaltıldığı, bıçak darbesinin epididimi (sperm kanallarının başladığı yapı) ikiye ayırdığı ve sol spermatik kordu (testisi besleyen damar ve kanallardan oluşan ana yapı) tamamen kestiği görülmüş; kordan olan arteriyel kanamalar bağlanmış, ardından sol orşiektomi (sol testisin cerrahi olarak tamamen alınması) uygulanarak taburcu edildiği, bu nedenle yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan nitelikte olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ağırlıkta bulunduğu ve sol testisin alınması nedeniyle organlardan birinin işlevinin yitirilmesi sonucunu doğurduğu dikkate alındığında;

a. Sanığın hedef aldığı bölge, meydana gelen yaralanmanın niteliği, sanığın olay yerinden uzaklaşarak kendini arabaya kapatan katılanı takip etmek suretiyle eylemini sürdürdüğü, katılanın arabaya sığınması nedeniyle engel halden kaynaklı eylemini sonlandırdığı birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması yerine yazılı şekilde nitelikli kasten yaralama suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini;

b. Sanığın olay yerinden uzaklaşarak kendini arabaya kapatan katılanı takip ettiği esnada kasten öldürmeye teşebbüs eyleminde ortaya çıkan engel halin verdiği hiddetle "seni öldüreceğim, yaşatmayacağım" sözleriyle iradesini açıkladığı, eylemin devamı niteliğindeki ifadenin müstakil olarak tehdit suçuna vücut vermemesi nedeniyle yazılı şekilde tehdit suçundan hüküm kurularak ceza tayini;

c. Kabule göre; katılanın olayda hem yaşamını tehlikeye sokacak hem de organlardan birinin işlevini sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, temel cezada sonuca etkili olacak şekilde asgari hadden uzaklaşılarak hüküm kurulması yerine yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Sanık hakkında katılana yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden;

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana yönelik mala zarar verme suçundan istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile hükmolunan cezanın tür ve miktarı ve bu suça yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı ve hükmün temyizinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünde (3-a), (3-b) ve (3-c) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/3341 Esas, 2020/2547 Karar sayılı kararının suç vasfının hatalı belirlenmesi, nitelikli tehdit suçundan ayrıca ceza verilmesi ve kasten yaralama suçundan temel cezanın eksik belirlenmesi yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(b) maddesi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§