"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2524 E., 2024/2481 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2024 tarihli ve 2023/267 Esas, 2024/238 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 58... . maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2024/2524 Esas, 2024/2481 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, katılan vekili, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, emanette bulunan kan örnekleri ile ilgili hüküm fıkrasının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, cezanın alt sınırdan belirlenmesi, takdiri indirim ile tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız herhangi bir söz ve davranış bulunmadığı anlaşıldığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçeyle uygulanmamasına karar verildiği, uygulanması mümkün başkaca lehe hüküm bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında adli sicil kaydına göre ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına karar verilmiş ise de; hükümden sonra 04.06.2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır" denilerek ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasında koşullu salıverilmeden yararalandırılması yönünde düzenleme yapılması ve infaza yönelik düzenlemenin derhal uygulanması gerektiği ilkesi karşısında; sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi lehe hükümlerin uygulanması yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2024/2524 Esas, 2024/2481 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan, "Sanığın 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden yararlandırılmamasına", ibarelerinin çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.