"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1915 E., 2024/1748 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2022/199 Esas, 2024/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/1915 Esas, 2024/1748 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle, usule, eksik inceleme ile karar verildiğine, cezai ehliyete ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik inceleme bulunmadığı, sanığın atılı suç yönünden cezai ehliyetinin tam olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın, kollukta ve Cumhuriyet başsavcılığında alınan beyanlarında maktulün kendisinin alnına vurduğunu beyan etmesi, sanığa ait adli muayene raporunda kafa ön kısımda 2x2 cm boyutlarında şişlik bulunduğunun anlaşılması karşısında, maktulün, sanığın alnına vurmasıyla birlikte sanığın içinde bulunduğu anlık öfkenin etkisi ile babası olan maktulü öldürdüğü anlaşıldığından,
Maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin ulaştığı boyut dikkate alındığında, haksız tahrik nedeniyle 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesi uyarınca üst sınırdan ceza tayin edilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri "haksız tahrik" yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/1915 Esas, 2024/1748 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.01.2026 tarihinde karar verildi.